Dolar 44,1843
Euro 50,7361
Altın 7.098,65
BİST 12.888,22
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 12°C
Çok Bulutlu
Bursa
12°C
Çok Bulutlu
Pts 12°C
Sal 14°C
Çar 14°C
Per 8°C

Elveda Ya Şehr-i Ramazan

Elveda Ya Şehr-i Ramazan
16 Mart 2026 10:43
A+
A-

Bir ay boyunca kalplerimize misafir olan o mübarek zaman, şimdi sessizce vedaya hazırlanıyor. Sanki gökyüzünde bir kandil daha sönüyor gibi… Sokaklar aynı sokak, evler aynı ev; ama insanın içinde tarif edilmesi zor bir boşluk var. Çünkü Ramazan sadece günlerin adı değildi; o, kalbin yeniden hatırlamasıydı.

Sahur vakitlerinde uykunun en derin yerinden uyanırken aslında sadece sofraya değil, kendimize de uyanıyorduk. Sessiz bir mutfakta kaynayan çayın buharı, karanlık gecede edilen küçük dualar… Her biri ruhumuza dokunan ince bir hatıra gibi şimdi hafızamızda yerini alıyor.

İftar vakitlerinde ise zaman başka türlü akardı. Bir hurmanın sadeliğinde, bir bardak suyun serinliğinde şükür yeniden anlam kazanırdı. O ilk lokmada sadece açlık dinmezdi; kalpteki sertlikler de yumuşardı. Aynı sofrada buluşan aileler, paylaşılan ekmekler, uzaklara gönderilen dualar… Ramazan bize, aslında ne kadar birbirimize ait olduğumuzu hatırlatırdı.

Bu ayda insan biraz daha kendine dönerdi. Belki bir gönül alındı, belki bir yetimin başı okşandı, belki de uzun zamandır unutulmuş bir dua yeniden dilimize geldi. Ramazan, kalbin kapısını aralayan bir misafir gibiydi; içeri girer, tozu siler, ışığı yakar ve sonra usulca ayrılırdı.

Şimdi vedanın eşiğindeyiz. Dilimizde aynı cümle dolaşıyor: “Elveda ya Şehr-i Ramazan…” Ama aslında bu bir ayrılık değil, bir emanetin teslimidir. Çünkü Ramazan bize sadece bir ay bırakmaz; sabrı, merhameti, paylaşmayı ve hatırlamayı da bırakır.

Belki yarın sahura kalkmayacağız. Belki iftar ezanını beklerken kalbimiz o eski heyecanla çarpmayacak. Ama Ramazan’ın bize öğrettikleri kalbimizde yaşamaya devam edecekse, o aslında hiç gitmemiş demektir.

O yüzden vedamız biraz hüzünlü, biraz da umut dolu. Çünkü biliyoruz ki bir gün yine gelecek. Yine kapımızı çalacak, yine gönlümüze misafir olacak.

Elveda ey kalplerin baharı…

Elveda ey sabrın ve rahmetin ayı…

Elveda ya Şehr-i Ramazan…

Giderken kalplerimizde bıraktığın o ince ışık hiç sönmesin.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.