KUR’AN KURSLARI MEKTEP OLSUN, ÖĞRETİCİLER ÖĞRETMEN OLSUN
Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Sekreteri Hilmi Şanlı, Bursa Şube Başkanı Eyüp Bulut ve Şube Başkan Yardımcısı Recep Kasım ile birlikte Bursa Eğitim Külliyesi Hafızlık Erkek Kur’an Kursu’nda görev yapan Kur’an kursu öğreticileriyle bir araya geldi.
Gerçekleştirilen buluşmada hafızlık eğitiminin geleceği, 4-6 yaş Kur’an kurslarının okul öncesi eğitim sistemi içerisindeki yeri ve Kur’an kursu öğreticilerinin mesleki statüleri ele alındı.
Genel Sekreter Hilmi Şanlı, hafızlık ve okul öncesi din eğitiminin mevcut yapısıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
Hafızlık eğitimi, Peygamber Efendimizden günümüze uzanan, Osmanlı Devleti’nde de köklü bir mektep geleneği olarak yaşatılan kadim bir eğitim mirasımızdır. Bu miras, Kur’an-ı Kerim’i ezberletmenin ötesinde ilim, ahlak ve irfan sahibi nesiller yetiştirme sorumluluğu taşımaktadır.
Hafızlık eğitimi, kurs faaliyetine sığdırılamayacak kadar köklü bir medeniyet mirasıdır. Bu nedenle gerekli mevzuat düzenlemeleri yapılarak hafızlık eğitiminin örgün eğitim sistemiyle bütünleştirilmesini, uygun eğitim ve yeterlilik şartlarını taşıyan kurumların ‘Hafızlık Ortaokulu’ gibi statüler altında yapılandırılmasını istiyoruz.
Aynı şekilde 4-6 yaş Kur’an kurslarımızın da okul öncesi eğitim sistemiyle bütünleştirilmesini, çocuklarımızın gelişim özelliklerine uygun eğitim programları ve pedagojik şartlar sağlanarak okul öncesi eğitim kurumlarına dönüştürülmesini gerekli görüyoruz.
Elbette bu dönüşüm yalnızca kurumların isimlerinin değiştirilmesiyle gerçekleşemez. Diyanet İşleri Başkanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığı arasında güçlü bir kurumsal iş birliği kurulmalı, ilgili kanun ve yönetmeliklerde gerekli düzenlemeler yapılarak eğitim programları, fiziki şartlar, denetim ve personel statüleri yeniden belirlenmelidir.
Bu eğitim hizmetlerini büyük bir özveriyle yürüten Kur’an kursu öğreticilerimizin statüsü de yaptıkları işin niteliğine uygun hâle getirilmelidir. Gerekli eğitim ve yeterlilik şartlarını taşıyan öğreticilerimizin öğretmen statüsünde değerlendirilmesini, görev ve özlük haklarının buna göre düzenlenmesini talep ediyoruz.
Ayrıca hizmet yılı, mesleki tecrübe ve akademik yeterlilik esas alınarak uzman öğretici ve başöğretici gibi kariyer basamakları oluşturulmalı, hak edilen kariyer unvanları objektif kriterlerle ve gecikmeden verilmelidir.
Hafızlık eğitimi kurs faaliyetine sığdırılamayacak kadar köklü bir medeniyet mirasıdır. 4-6 yaş eğitimi ise çocuklarımızın geleceğine yapılan en önemli yatırımlardan biridir. Bu iki önemli eğitim hizmetini geleceğe taşıyan öğreticilerimiz, yaptıkları hizmetin karşılığını statü, unvan ve özlük haklarıyla almalıdır.
Biz ayrıcalık istemiyoruz. Biz emeğin karşılığını, mesleki saygınlığımızı ve adil bir çalışma düzeni istiyoruz. Hafızlık ve okul öncesi din eğitimini daha güçlü bir eğitim yapısına kavuşturmak, öğreticilerimizin haklarını teslim etmek zorundayız.
Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak bu taleplerimizin hayata geçirilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.