Geçmişin Çırakları Haklarını Arıyor
Türkiye’de yıllardır çözüme kavuşmayı bekleyen staj ve çıraklık sigortası mağduriyeti, 10 Mayıs 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen dev organizasyonla bir kez daha ülke gündemine taşındı. Bursa Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Derneği üyelerinin de geniş katılımıyla düzenlenen “Büyük Ankara Buluşması”, Türkiye’nin dört bir yanından gelen yüz binlerce mağdurun ortak sesi haline gelirken, Ulus Meydanı’nda yükselen talepler siyaset kurumuna ve kamuoyuna güçlü bir mesaj verdi.
Yıllardır “Sigorta Başlangıcı” adı altında yaşadıkları mağduriyete dikkat çekmeye çalışan staj ve çıraklık sigortası mağdurları, çocuk yaşta çalışma hayatına dahil olmalarına rağmen emeklilik sisteminde yok sayıldıklarını belirterek, bunun açık bir hak kaybı ve sosyal güvenlik adaletsizliği olduğunu vurguladı. E-Devlet sisteminde “ilk işe giriş tarihi” olarak görünen kayıtların emeklilik hesaplamalarında dikkate alınmaması nedeniyle milyonlarca vatandaşın yıllarca daha geç emekli olmak zorunda bırakıldığı ifade edildi.
Ankara’da düzenlenen buluşma sabah saatlerinde Anıtkabir ziyaretiyle başladı. Türkiye’nin farklı illerinden gelen mağdurlar, Tandoğan girişinde toplanarak Anıtkabir’e yürüdü. Atatürk’ün huzurunda gerçekleştirilen ziyaret sırasında katılımcılar, hak arayışlarının yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir adalet mücadelesi olduğunu dile getirdi. Ellerinde taşıdıkları pankartlar ve sloganlarla yıllardır görmezden gelinen mağduriyetlerini duyurmaya çalışan vatandaşlar, “İlk işe girişimiz kabul edilsin”, “Çocuk yaşta çalıştık, hakkımızı istiyoruz” ve “Sigorta başlangıcımız gasp edilemez” mesajları verdi.
Programın ikinci ayağı ise Ankara’nın kalbi sayılan Ulus Meydanı’nda gerçekleştirilen geniş katılımlı basın açıklaması oldu. Meydanda toplanan kalabalık, staj ve çıraklık dönemlerinde fiilen çalıştırıldıklarını, üretim süreçlerine aktif şekilde dahil olduklarını ancak yalnızca kısa vadeli sigorta kollarına tabi tutulduklarını belirterek, emeklilik primlerinin yatırılmamasının büyük bir adaletsizlik yarattığını söyledi.
Açıklamalarda en dikkat çekici başlıklardan biri ise “çifte standart” vurgusu oldu. Dernek temsilcileri, yurt dışında staj yapan Türk vatandaşlarının staj başlangıç tarihlerini Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak saydırabildiğini ancak Türkiye’de sanayide, atölyelerde ve işletmelerde çalışan gençlerin aynı haktan yararlanamadığını belirterek bu durumun hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını ifade etti.
Ayrıca TÜİK verilerindeki çelişkilere de dikkat çekildi. Stajyer ve çırakların işsizlik oranlarını düşük göstermek amacıyla istatistiklerde “çalışan” kategorisine dahil edildiği, ancak sosyal güvenlik ve emeklilik hakları söz konusu olduğunda “öğrenci” statüsüne alınarak sistem dışına itildiği savunuldu. Bu durumun devletin resmi verileri ile uygulamalar arasında ciddi bir tutarsızlık oluşturduğu ifade edildi.
Mağdurların en temel talebi ise tek bir yasal düzenleme ile staj ve çıraklık sigortası başlangıç tarihlerinin SGK uzun vadeli sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi. Dernek yetkilileri, bunun bir ayrıcalık değil, yıllardır gasp edilen emeğin teslim edilmesi anlamına geldiğini vurguladı. Özellikle sanayi kentlerinden gelen katılımcılar, çocuk yaşlarda ağır çalışma koşulları altında üretime katkı sunduklarını, buna rağmen bugün emeklilik sisteminde yok sayıldıklarını belirterek siyasi partilere çağrıda bulundu.
Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Federasyonu ve Bursa’daki dernek temsilcileri tarafından da destek verilen ortak açıklamada, mücadeleden geri adım atılmayacağı belirtilirken, tüm siyasi partiler, sendikalar, meslek kuruluşları ve sivil toplum örgütleri bu hak arayışına destek vermeye davet edildi. Açıklamada, “Bu mesele sadece birkaç kişinin değil, milyonlarca emekçinin ve ailesinin geleceğini ilgilendiren büyük bir sosyal adalet meselesidir” ifadeleri kullanıldı.
Ankara’daki tarihi buluşma, staj ve çıraklık sigortası mağdurlarının yıllardır sürdürdüğü mücadelenin en geniş katılımlı organizasyonlarından biri olarak değerlendirilirken, meydanlardan yükselen taleplerin önümüzdeki süreçte siyasi gündemde daha güçlü şekilde yer bulması bekleniyor.