Daha Koltuğa Oturmadan Ayrıştırmak
Gemlik Esnaf Odası seçimlerinde son günlere gelinirken ortaya çıkan bazı tutumlar, doğrusu insanı düşündürüyor. Henüz sandık kurulmamış, irade netleşmemişken; esnafı ayrıştıran, “biz ve onlar” diliyle şekillenen bir anlayışın kendini göstermesi, geleceğe dair ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Şu soruyu sormak herkesin hakkı:
Daha koltuğa oturmadan taraflar oluşturuluyorsa, başkanlık makamına gelindiğinde Gemlik esnafını nasıl bir tablo bekliyor?
Esnaf odaları kişisel güç alanları değildir. Bu makamlar, bir grubun ya da çevrenin değil; ayakkabıcısından tamircisine, bakkalından sanayicisine kadar tüm esnafın ortak sesi olmak için vardır. Temsil görevi, ayrıştırmayı değil birleştirmeyi; dışlamayı değil kapsayıcılığı zorunlu kılar.
Bugün kullanılan dil, yarın izlenecek yolun habercisidir. Seçimi kazanma hırsıyla kurulan her cümle, esnafın ortak hafızasında yer eder. O nedenle aday olan herkesin, sözlerini de tavrını da iki kez düşünmesi gerekir.
Çünkü bu koltuklar, kişisel hesapların değil, adil yönetimin ve ortak aklın gerektirdiği sorumluluk makamlarıdır.
Gemlik esnafının ihtiyacı olan şey; kamplaşma değil dayanışma, gerilim değil çözüm, ötekileştirme değil adalettir. Kimsenin “benim esnafım – senin esnafın” deme lüksü yoktur. Esnaf tektir ve bütündür.
Temennimiz nettir:
Adaylar, ayrıştırıcı reflekslerden uzak durmalı; herkes için eşit, şeffaf ve birleştirici bir anlayışı daha en baştan ortaya koymalıdır. Çünkü temsil makamları, ancak bu anlayışla değer kazanır.
Biz de olan biteni dikkatle izliyoruz.
Söylenenleri de, söylenmeyenleri de.