Bursa’da Tarihi Panel: “İran Direnişinin Asya’nın Yükselişindeki Sonuçları” Tartışıldı
Merinos AKKM Hüdavendigar Salonu, uluslararası ilişkiler ve bölgesel güvenlik konularına dair önemli bir panelin adresi oldu. Panel, Vatan Partisi öncülüğünde düzenlendi ve geniş bir katılımla gerçekleşti.
Panelde, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, 24. Dönem İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, İran İslam Cumhuriyeti Konsolosluğu’ndan Abolghasem Tahmasebi ve Kültür-Medya Uzmanı Hamid Ahmadi söz aldı.
İran’dan Mesaj:
Panelde, İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Ahmed Muhammedi’nin mesajı Sayın Tahmasebi tarafından tercüman aracılığıyla katılımcılara aktarıldı. Mesajda, panelin önemine vurgu yapılarak, katılımın bir onur ve ayrıcalık olduğu belirtildi. Tahmasebi, konuşmasına Minab Kız Okulu’nda şehit edilen 168 öğrenciyi ve Ramazan ayında kaybedilen tüm şehitleri anarak başladı.
Mesajda ayrıca, İran-Türkiye ilişkilerinin derin tarihî, kültürel ve dini bağlara dayandığı, tarihin her döneminde halkların sevinçte ve hüzünde birbirlerinin yanında durduğu vurgulandı. Son kırk günlük direniş sürecinde, Türkiye hükümetinin ve halkının İran’a gösterdiği dayanışma ve empatiye dikkat çekildi.
Tahmasebi, dünya düzeninin son savaş sonrası köklü bir değişim geçirdiğini ve bu dönüşümün özellikle ABD ve İsrail’in bölgesel nüfuzlarının azalması, bazı bölgesel devletlerin Amerikan güvenlik garantilerine olan inancının sarsılması ve İran’ın Orta Doğu’daki güvenlik mimarisindeki etkisinin güçlenmesi gibi sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Konferansın ana temasının, Asya’nın uluslararası sistemde giderek daha merkezi bir rol üstlendiği yeni dünya düzeni olduğunu belirtti.
Tahmasebi ayrıca, İran’ın hiçbir komşu devlete karşı düşmanlık beslemediğini ve bölge dışı güçlerin müdahalesi olmadan komşu ülkelerle barış ve dostluk içinde yaşama hedefini vurguladı.
Ali Özgündüz’den Türkiye-İran Vurgusu:
24. Dönem İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, konuşmasında Türkiye ve İran’ın tarihî, kültürel ve stratejik bağlarına dikkat çekti. Özgündüz, “İran, Türkiye’dir; Türkiye, İran’dır. Bu iki ülke emperyalizme karşı tarihi bir direniş sergiliyor” ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı’nın günümüzde stratejik bir geçilmez nokta haline geldiğini ve İran’ın bu mücadeleden zaferle çıkacağını vurguladı.
Doğu Perinçek’ten NATO ve ABD’ye Sert Uyarılar:
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, panelde yaptığı konuşmada Hürriyet köylülerinin hediyesi olan Zülfikar’ı kınından çıkararak NATO’nun tehditlerine dikkat çekti. Perinçek, “Namlular Türkiye’ye dönükse, yarın o namlulardan Türkiye’ye mermiler atılacak. Biz bu tehdidi caydırabiliriz. Türkiye düşmanlarını caydıran cepheye sadık kalacağız; İran, Filistin ve Yemen cephesinde sağlam duracağız” dedi.
Perinçek, Türkiye-Rusya-Çin-İran ittifakının stratejik önemine değinerek, bu ittifakın ABD ve İsrail’i dengede tutmada belirleyici olduğunu söyledi. Ayrıca, bölgesel işbirliklerinin tarihî önemine vurgu yaptı ve Doğu Akdeniz, Ege ve Trakya’da caydırıcı bir güç inşa edilmesi gerektiğini ifade etti.
Perinçek, yurt dışındaki 500 milyar dolarlık sermayenin Türkiye’ye yatırım ve üretim için yönlendirilmesi gerektiğini belirtti ve “Emperyalistler bu kaynakları kolay vermeyecek. Türkiye, kendi gücüyle ve iradesiyle bu kaynakları yatırıma dönüştürmeli” uyarısında bulundu.
Panelin Önemi ve Yankıları:
Panel, bölgesel güvenlik, stratejik işbirlikleri ve İran direnişinin Asya’nın yükselişindeki rolü üzerine geniş yankı uyandırdı. Katılımcılar, Türkiye-İran işbirliğinin, uluslararası sistemdeki yeni güç dengelerini ve bölgesel istikrarı şekillendirmedeki kritik rolüne dikkat çekti.
Tahmasebi İran İslam Cumhuriyeti İstanbul Başkonosolosu Ahmed Muhammedi’nin mesajını tercümaan aracılığıyla okudu.
“İran Direnişinin Asya’nın Yükselişi Bağlamındaki Sonuçları” adına katılmak benim için büyük bir onur ve ayrıcalıktır. Sayın Ahmad Mohammadi, İstanbul’daki İran İslam Cumhuriyeti Başkonsolosu adına bu seçkin konferansta bulunuyor ve kendisinin mesajını siz değerli katılımcılara iletiyorum. Sözlerimin başında, Minab Kız Okulu’nun şehit edilen 168 öğrencisinin anısını saygıyla yad etmek ve mübarek Ramazan ayında dayatılan savaşın tüm şehitlerini, özellikle de şehit liderlerimizi anmak istiyorum.Her şeyden önce, tarihin bu kritik dönemecinde böylesine önemli bir konferansı düzenlediği için Vatan Partisi’ne içten teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca bu saygın toplantıya katılmamız için yapılan davetten dolayı da minnettarım.
İran ve Türkiye halkları arasındaki ilişkiler; derin tarihî, kültürel ve dini bağlara dayanmaktadır. Tarih boyunca milletlerimiz, hüzün ve sevinçte, zorlukta ve refahta birbirlerinin yanında durmuşlardır. Bu kırk günlük direniş sürecinde de hem Türkiye hükümetinin hem de Türk halkının gösterdiği dayanışma ve empati açıkça ortaya konmuştur. Şimdi, bu konferansın ana gündemine geri dönelim.
Değerli Katılımcılar,
Son savaştan sonra dünya artık eskisi gibi olmayacak. Bu çatışma, uluslararası sistemi büyük bir dönüşümün eşiğine getirmiş ve uluslararası ilişkileri yeni bir döneme sokmuştur. Bu yeni dönemin tanımlayıcı özellikleri arasında şunlar yer almaktadır:
Mütekebbir (kibirli) güçlerin zayıflaması; özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in bölgesel işlerdeki azalan nüfuzu;Bazı bölgesel devletlerin, Amerikan güvenlik garantilerinin güvenilirliğine olan inancının sarsılması;İran’ın Orta Doğu güvenlik mimarisindeki konumunun güçlenmesi ve gelişmekte olan dünya düzeninde İran’ın etkili bir aktör olarak giderek daha fazla kabul görmesi.
Uluslararası sistemin geleceğini şekillendirmede Asya’nın giderek daha merkezi bir rol üstlenmesiyle birlikte, yeni bölgesel ve küresel güçlerin yükselişi.Bugün emperyalist sistemin dayatmalarına karşı türkiye-rusya Çin İran ittifakı Hayati önemdedir.Ayrıca direniş boyunca hakkının sesi olan aydınlık ve ulusal kanala teşekkürü kendine bir borç bilirim.Sonuç olarak, İslam Cumhuriyeti yetkililerinin defalarca vurguladığı üzere, İran komşu ülkelerinin hiçbirine karşı düşmanlık beslememektedir. Türkiye’nin yaptığı gibi, tüm bölgesel devletlerin tarihin doğru tarafında yer alacağını umuyoruz.Erken ya da geç, yabancı güçler bu bölgeyi terk edecek; yüzyıllardır ortak tarihe sahip komşular olarak bizler barış, dostluk ve karşılıklı saygı içinde, bölge dışı güçlerin müdahalesi olmaksızın birlikte yaşamaya devam etmeliyiz.Bugün tarihin yanlış tarafında duranlar, dünyanın beşten büyük olduğunu unutmamalıdır.
ALİ ÖZGÜNDÜZ
Konuşmacılardan 24.dönem İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, Türkiye-İran dostluğuna dikkat çekti. İran, Türkiye aslında birdir. Yani biz İran’ız, İran da Türkiye’dir.
Emperyalizme karşı şanlı giriş gösteriyor. Amerika’nın burnu yere söküyor. Çanakkale nasıl geçilmez kılındıysa, Hürmüz Boğazı bugün yedi düvele karşı geçilmez kılındı.
Hürmüz Boğazı’na geçeriz. İran bu mücadeleden zaferle çıkacaktır.
DOĞU PERİNÇEK BURSA’DAN NATO’YA KILIÇ ÇEKTİ.
DOĞU PERİNÇEK
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Bursa’da yükselen Asya sürecinde İran direnişinin sonuçları başlıklı panele katıldı. Hürriyet köylülerinin hediyesi Zülfikar’ı kınından çıkardı. NATO’nun tehditlerine karşı uyardı. Namlular Türkiye’ye dönükse o yarın o namlulardan Türkiye’ye mermiler atılacak. Ha bunu caydırabiliriz. Türkiye düşmanlarını caydıran cepheye sadık kalacağız. İran’ın cephesinde, Filistin’in cephesinde, Yemen’in cephesinde sağlam duracağız.
Çünkü savaş buradan bizim üzerimize geliyor. Perinçek, Türkiye, Rusya, Çin, İran ittifakının stratejik önemde olduğunu anlattı. Türkiye, Rusya, Çin, İran ittifakı.
Bu bir matematik. Bunları topladığın zaman Amerika ve İsrail’i dize getirir. Amerika ve İsrail bu matematikten korkuyor.
Onun için Ankara’da NATO toplantıları falan filan düzenliyorlar. Bu matematikten korkuyor .İnsanlık ittifakı. Panel geniş yankı uyandırdı . Perinçek, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’e karşı kahramanca savaşan İran’ın önemli başarılar elde ettiğini belirtti.
Bölgesel işbirliklerinin tarihi önemli olduğunu söyledi. Türkiye’yi tehdit eden o Amerika, İsrail, Yunanistan, Fransa, Hindistan o ittifaka karşı bizim Doğu Akdeniz’de, Ege’de, Trakya’da caydırıcı bir kuvvet inşa etmemiz lazım. İran milleti hangi mesajı verdi Ben dedi yalnız İranlı rençperi, İranlı işçiyi, İranlı çiftçiyi, İranlı esnafı ateşe sürmüyorum. Ön cephede bende varım. İran, Türkiye, Çin, Rusya çok önemli ve sıkıntılı bir ülke.Uluslararası sistemin geleceğini zilgilendirmekte, Asya’nın ileri daha merkezli doğal güçlerle silinmekte, yeni bölgesel ve küresel güçleri yükselişe. İran ve Türkiye halklarının arasındaki ilişkiler, devrim, tarihi, kültürel, bedenini bağlarlar.
Bir irade lazım Türkiye’ye. O irade, o yurt dışındaki 500 milyar doları öyle ricalarla, micalarla şey indirimleriyle değil. Vergi indirimleriyle değil kanun çıkartarak devletin gücüyle o beş yüz milyar dolar gelecek. Kimsenin malına mülküne el koymuyoruz ama gelecek burada yatırım ve üretim olacak. Yatırım ve üretim sermayesi olacak. Bankalardaki o altınlar yatırım olacak. Ve eğer şimdi bakın buradan çok büyük bir uyarı yapıyorum. Çok büyük bir uyarı yapıyorum. Bursa’nın da büyük zenginleri var. Uyarıyorum. Yurt dışındaki o hani beş yüz milyar dolar götürmüşler. İsviçre Londra Bankası’na falan koymuşlar ya. Bir süre sonra hatta şimdi bile soğuk su içerler. Onları emperyalistler vermeyecek. Diyecek ki ben sana yirmi sene kağıtlar vereyim. Yirmi sene takside bağlayayım. Senin buraya yatırdığın parayı yirmi sene bakın İran’a bunu yaptılar değil mi? Ambargolar koydular. Rusya’ya yaptılar. Türkiye’ye biraz yaptılar. Kıbrıs dolayısıyla yaptılar. Dolayısıyla o paraları ııı Türkiye’nin alın terinin ürünü olan o kıymetleri Türkiye’ye bugün getirmeye kalkmazsak onların üzerine soğuk su içecekler.