Bursa’da İl Hayvanları Koruma Kurulu Kararlarına Protesto
Bursa Hayvan Hakları Platformu, 31 Mart 2026 tarihinde toplanan Bursa İl Hayvanları Koruma Kurulu toplantısında alınan kararları protesto etti. Platform tarafından yapılan açıklamada, kurulun hayvan haklarını koruma ve yerel sorunlara çözüm üretme işlevinden uzaklaştırıldığı, “talimatla hareket eden bir baskı aracına dönüştürüldüğü” öne sürüldü.
Açıklamada, kurul toplantılarının şeffaf yürütülmediği savunularak, Bursa’daki toplantının yaklaşık 40 dakika sürdüğü ve gündemdeki 7 maddenin yeterince tartışılmadan karara bağlandığı ifade edildi. Platform temsilcileri, imzaların toplantı öncesinde toplandığını iddia ederek sürecin “oldu bittiye getirilmeye çalışıldığını” söyledi.
Kurul gündeminde yer aldığı belirtilen “üniversite kampüslerinde bakım ve beslenme yapılan sahipsiz hayvanların toplanması” yönündeki karar da eleştirildi. Açıklamada, hayvan beslemenin suç olmadığı vurgulanarak, “hayvanlar” ifadesinin muğlak bırakıldığı ve bunun keyfi uygulamalara zemin hazırladığı ileri sürüldü.

Barınaklara ilişkin iddialar
Platform, Bursa’daki çeşitli belediyelere ait hayvan bakımevlerinde ciddi ihmal ve kötü koşullar bulunduğunu savundu.
Nilüfer Belediyesi bünyesindeki barınakta kapasitenin çok üzerinde köpek tutulduğu belirtilirken, 2025 yılı verilerine göre toplanan 1.996 köpekten yalnızca 828’ine çip takıldığı, bunlardan 363’ünün sahiplendirildiği ifade edildi. Geri kalan hayvanların akıbeti soruldu.
Gemlik Belediyesi barınağında ise yurttaşların içeri alınmadığı, sağlıklı ve hasta hayvanların aynı alanlarda tutulduğu ve yeterli mama ile ilaç temin edilmediği iddia edildi.
Mudanya Belediyesi barınağında köpeklerin açık alanda ağır hava koşullarına maruz bırakıldığı belirtilirken, gönüllülerin kulübe ve sundurma taleplerinin karşılıksız kaldığı savunuldu.
Osmangazi Belediyesi hakkında ise 2025 yılında 4 bin 129 köpeğin toplandığı, yalnızca 871’inin sahiplendirildiği belirtilerek diğer hayvanların durumuna ilişkin açıklama talep edildi.
“Hayvanların yaşam hakkı tartışmaya açık değildir”
Platform açıklamasında, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü de eleştirilerek, mevcut barınak sorunları çözülmeden belediyeler üzerinde yeni baskılar kurulduğu öne sürüldü.
Hayvanların “ötanazi”, “doğal ölüm” veya tecrit uygulamalarıyla yaşam hakkından mahrum bırakıldığı savunulan açıklamada, “Hayvanların yaşam hakkı tartışmaya açık değildir” ifadelerine yer verildi.
Platform üyeleri, sokak hayvanlarının toplatılarak barınaklara kapatılmasına karşı olduklarını belirterek, “Barınakta hayat yok, sokaklarda olacak” sloganıyla mücadelelerini sürdüreceklerini duyurdu.
Açıklamanın sonunda, hayvan hakları savunucuları tüm usulsüzlüklerin takipçisi olacaklarını ve yasal haklarını kullanacaklarını belirterek, “Bu sadece bir hayvan meselesi değil; toplumun geleceğini ve şiddetsiz yaşam hakkını koruma mücadelesidir” mesajını verdi.