“Bu Tablo Siyasi Değil, Ahlaki Bir Krizdir”
Emin Balkan’dan Bulgaristan Seçimlerine Sert Tepki…
BAL-GÖÇ Genel Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, Bulgaristan’da gerçekleştirilen son parlamento seçimlerine ilişkin son derece sert ve çarpıcı bir açıklamada bulundu. Seçim sürecinin yalnızca siyasi sonuçlarıyla değil, demokratik meşruiyet, temsiliyet ve kamu vicdanında yarattığı derin tahribatla değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Balkan, ortaya çıkan tabloyu “sıradan bir seçim sonucu değil, ciddi bir sistem sorunu” olarak nitelendirdi.
Balkan, BAL-GÖÇ’ün hiçbir siyasi yapının arka bahçesi olmadığını net bir dille ifade ederek, derneğin yalnızca hukukun üstünlüğünü, kamu yararını ve Balkan coğrafyasında yaşayan soydaşların temel haklarını savunduğunu hatırlattı. Ancak bu ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, seçim sürecinin kabul edilebilir olmaktan uzak olduğunu açıkça dile getirdi.
Açıklamada en sert eleştirilerden biri, Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının oy kullanma hakkına yönelik uygulamalara yöneltildi. Sandık sayılarındaki dikkat çekici düşüş, erişim zorlukları ve saatler süren kuyrukların “tesadüf değil, bilinçli bir engelleme politikası” olduğunu belirten Balkan, “Demokratik haklar kağıt üzerinde varmış gibi gösterilip, fiiliyatta gasp edilmiştir” ifadeleriyle tepki gösterdi. Tüm bu engellere rağmen soydaşların yüksek katılım göstermesini ise “iradeye vurulmak istenen prangaya rağmen verilen güçlü bir cevap” olarak değerlendirdi.
Seçim sonuçlarının Bulgaristan Türklerinin parlamentodaki temsili açısından da alarm verici olduğunu belirten Balkan, yıllardır süregelen temsil anlayışının artık çöktüğünü söyledi. Mevcut yapının hem sayısal hem de niteliksel olarak toplumun beklentilerini karşılamaktan uzaklaştığını vurgulayan Balkan, bunun yalnızca siyasi bir zayıflama değil, aynı zamanda derin bir güven erozyonu anlamına geldiğini ifade etti.
“Temsil adı altında yürütülen dar çıkar ilişkileri, bu toplumun geleceğini rehin almıştır” diyen Balkan, kişisel iktidar alanlarını büyütmeye yönelik siyaset anlayışının iflas ettiğini dile getirdi. Temsiliyetin, rant ve menfaat ağlarının bir aparatı haline getirilmesini sert sözlerle eleştiren Balkan, bu düzenin artık sürdürülemez olduğunu söyledi.
Açıklamasında en dikkat çekici vurgulardan biri ise mevcut yapıya yönelik açık bir meydan okuma oldu. Balkan, Bulgaristan Türklerinin artık yalnızca siyasi değil, aynı zamanda ahlaki ve ilkesel bir temsiliyet talep ettiğini belirterek, “Bu bir tercih değil, zorunluluktur” dedi. Toplumun beklentisinin; şeffaf, hesap verebilir, temiz ve kapsayıcı bir siyaset olduğunu vurgulayan Balkan, mevcut yapıların bu beklentiyi karşılamaktan uzak olduğunu açıkça ifade etti.
BAL-GÖÇ’ün çağrısını net bir dille ortaya koyan Balkan, temsiliyetin kişi ve grup merkezli değil, ilke ve değer merkezli olması gerektiğini belirtti. Bulgaristan Türk toplumunun iradesinin dar çıkar hesaplarına indirgenemeyeceğini söyleyen Balkan, ortak akıl ve ortak gelecek perspektifinin esas alınması gerektiğini vurguladı.
Seçim süreçlerine ilişkin de somut çağrılarda bulunan Balkan, özellikle yurt dışında yaşayan seçmenlerin oy kullanma haklarının tam anlamıyla güvence altına alınması gerektiğini ifade etti. Daha adil, erişilebilir ve kapsayıcı bir seçim sisteminin inşa edilmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti.
Açıklamasının sonunda BAL-GÖÇ’ün duruşunu yineleyen Prof. Dr. Emin Balkan, “Tarafsızlıktan taviz vermeden, soydaşlarımızın haklarını savunmaya devam edeceğiz. Ancak herkes bilmelidir ki; bu mücadele artık sadece siyasi değil, aynı zamanda vicdani bir mücadeledir” diyerek sözlerini noktaladı.