19 Mayıs’ın Ruhuyla Uyuşmayan Bir Gürültü Rock Festivali ve Gençliğin Gerçek Meselesi
19 Mayıs 1919, bir milletin küllerinden yeniden doğduğu gündür. Samsun’a atılan o ilk adım; eğlencenin, keyfin ya da boş vakit geçirmenin değil, yokluk içinde direnişin, ölüm pahasına verilen bir varoluş mücadelesinin adıdır. O günün gençliği konfor peşinde koşmadı; kefen gibi sarıldığı bir vatanı kurtarmak için ayağa kalktı.
Bugün ise aynı tarihin, böylesine büyük bir anlam taşımasına rağmen, duyarsızca sıradan bir eğlence gününe indirgenmesi kabul edilemez bir hafifliktir. 19 Mayıs gibi bir ulusal hafıza günü varken Gemlik Rock Festivali gibi etkinliklerin bu tarihe denk getirilmesi, sadece bir organizasyon hatası değil, açık bir tarihsel duyarsızlıktır. Bu, en hafif ifadeyle, o ruhun ne anlama geldiğini idrak edememektir.
Burada mesele müzik değildir. Mesele sanat hiç değildir. Mesele; bir milletin en ağır bedellerle kazandığı bir günü, gürültü ve eğlenceyle gölgede bırakma cüretidir. 19 Mayıs, sahne ışıklarının değil, milletin hafızasının günüdür. Bu gün, bağırarak değil, hatırlayarak yaşanır.
Bugünün gençliği elbette eğlenmek ister. Ama bu gençliğin üzerine yüklenen sorunlar da görmezden gelinemez: işsizlik, adaletsiz gelir dağılımı, gelecek kaygısı, değersizlik hissi ve sürekli ertelenen umutlar… Gençlik bir yandan “eğlen” diye çağrılırken, diğer yandan yarınını kuracak imkânlardan mahrum bırakılmaktadır.
Asıl mesele şudur: Gençliği sadece eğlenceye yönlendiren bir düzen, onun gerçek sorunlarını örtbas etmeye çalışıyordur. Gençlik; konserle, festivalle, geçici heyecanlarla avutulacak bir kitle değildir. Gençlik; hakkı teslim edilmesi gereken, geleceği çalınmaması gereken bir nesildir.
19 Mayıs’ın ruhu; sorumsuzluk değil, bilinçtir. Dağınıklık değil, birliktir. Umursamazlık değil, fedakârlıktır. Bu ruhu anlamadan o günü sahne şovlarına dönüştürmek, en basit ifadeyle o mirasa saygısızlıktır.
Gerçek gençlik; sadece eğlenen değil, aynı zamanda sorgulayan gençliktir. Sadece alkışlayan değil, gerektiğinde hesap soran gençliktir. Çünkü 19 Mayıs’ı anlamak, sadece anmak değil; onun ne için verildiğini idrak etmektir.