
<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>namaz arşivleri | Gemlik Basın</title>
	<atom:link href="https://gemlikbasin.net/tag/namaz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://gemlikbasin.net/tag/namaz/</link>
	<description>Tarafsız Haberin Doğru Adresi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 23 Apr 2026 17:48:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>MÜDÜRDEN ÇOK MÜDÜRCÜLÜK OYNAYANLAR, ANAHTARI TAŞIYIP KAPI SAHİBİ SANANLAR !!!</title>
		<link>https://gemlikbasin.net/mudurden-cok-mudurculuk-oynayanlar-anahtari-tasiyip-kapi-sahibi-sananlar/</link>
					<comments>https://gemlikbasin.net/mudurden-cok-mudurculuk-oynayanlar-anahtari-tasiyip-kapi-sahibi-sananlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Elif Tankut]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Apr 2026 17:48:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[ego]]></category>
		<category><![CDATA[Görev]]></category>
		<category><![CDATA[Hac]]></category>
		<category><![CDATA[Müdür]]></category>
		<category><![CDATA[namaz]]></category>
		<category><![CDATA[umre]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://gemlikbasin.net/?p=21084</guid>

					<description><![CDATA[<p>İBADET İNSANI BÜYÜTMÜYORSA, BİLKİ EGONLA BAŞ BAŞASIN. KENDİNİ TANIYAMAYANIN KULLUĞU, SADECE BİR GÖRÜNTÜDEN İBARETTİR MALESEF&#8230; Bu haftaki yazım: Hayat sahnesinde şaşkınlık ile izlediğim film karesinden&#8230; Şimdi bu filmi birlikte yorumlayalım. Biliyorum ki size de çok tanıdık gelecek bu karakterler&#8230; Bazı insanlar yetki sahibi olmadan otorite taklidi yapar. Elinde makam yoktur ama hüküm vermeye kalkar. Görevi [&#8230;]</p>
<p><a href="https://gemlikbasin.net/mudurden-cok-mudurculuk-oynayanlar-anahtari-tasiyip-kapi-sahibi-sananlar/">MÜDÜRDEN ÇOK MÜDÜRCÜLÜK OYNAYANLAR, ANAHTARI TAŞIYIP KAPI SAHİBİ SANANLAR !!!</a> yazısı ilk önce <a href="https://gemlikbasin.net">Gemlik Basın</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İBADET İNSANI BÜYÜTMÜYORSA,<br />
BİLKİ EGONLA BAŞ BAŞASIN. KENDİNİ TANIYAMAYANIN KULLUĞU, SADECE BİR GÖRÜNTÜDEN İBARETTİR MALESEF&#8230;</p>
<p>Bu haftaki yazım: Hayat sahnesinde şaşkınlık ile izlediğim film karesinden&#8230; Şimdi bu filmi birlikte yorumlayalım. Biliyorum ki size de çok tanıdık gelecek bu karakterler&#8230;<br />
Bazı insanlar yetki sahibi olmadan otorite taklidi yapar. Elinde makam yoktur ama hüküm vermeye kalkar. Görevi hizmettir, fakat kendini denetleyen sanır. Sınırını ve duracağı yeri bilemez. Daha doğrusu haddini bilemez.<br />
Modern zamanın sessiz zorbalığı biraz da burada başlar. İnsanı büyük zulümler kadar küçük iktidar hevesleri de yorar. Çünkü bazen mesele makam değildir; makamın gölgesinde büyüyen kibirdir.<br />
Bu hâli iş yerinde görürüz…<br />
Ailede görürüz…<br />
Okulda, sokakta, kurumlarda görürüz…</p>
<p>Görev küçük olur, ego büyük…<br />
Yetki az olur, tahakküm fazla…<br />
Ve insan, hizmet ederken bile hükmetme hevesine düşebilir.<br />
Bir başka dikkat çekici kırılma noktası da şudur:<br />
Bulunduğu ortamı “görev yeri” değil de “kendi mülkü” gibi görmeye başlamak…<br />
Burada artık mesele sadece iletişim değildir; algı bozulmuştur. Çalıştığı alanı sahiplenmek başka şeydir, kendine ait mutlak bir alan gibi görmek başka şey…<br />
“Burada benim sözüm geçer” edası, çoğu zaman fark edilmez bir şekilde ahlaki bir eksikliğin dışa vurumudur. Çünkü bu dilde hizmet değil, hâkimiyet vardır. Düzen kurmak değil, üstünlük kurma arzusu vardır.<br />
Oysa kurum dediğimiz yapı, şahısların değil ilkelerin alanıdır.<br />
Kural, kişiden bağımsızdır.<br />
Makam, kişiyi büyütmek için değil, sorumluluğu düzenlemek içindir.</p>
<p>Ve en önemlisi; yerini bilmek, insan olmanın en sessiz ama en güçlü göstergesidir.<br />
İnsan sınırını unuttuğu yerde başkalarının sınırına yük olur.<br />
Kendi yerini bilmeyen, başkasına yer bırakmaz.<br />
Bu yüzden mesele sadece iş ahlakı değildir; bu aynı zamanda bir karakter meselesidir. Çünkü ahlak, insanın kendine biçtiği konumla başlar.</p>
<p>Oysa asıl soru şudur:<br />
İnsan başkasına üstünlük kurarken kendine hiç bakıyor mu?<br />
Çünkü insanın asıl makamı kalbidir.<br />
Kalp bozuldu mu ibadetin de görüntüsü kalır.<br />
Bugün yalnız iş hayatında değil, maneviyatta da büyük bir yanılgı var:<br />
Bazıları yolculuk yapmayı yol almak sanıyor. Ahhhh yanılgılar!<br />
Kutsal beldelere gitmekle kalbin arındığını sanıyor.<br />
Oysa bedenin bir yerde olması başka, ruhun olgunlaşması başka…</p>
<p>Kâbe’yi görmek kolay, nefsi görmek zor.<br />
Tespih çekmek kolay, kibri bırakmak zor.<br />
Namaz kılmak kolay, namazın insanı dönüştürmesi zor.<br />
Asıl mesele şudur:<br />
Gerçekten ibadet mi ediyoruz, yoksa ibadet görüntüsü mü taşıyoruz?<br />
Gerçekten ahlak mı inşa ediyoruz, yoksa sadece bir kimlik mi temsil ediyoruz?<br />
Çünkü ibadet insana merhamet kazandırmıyorsa…<br />
Hac, umre, namaz insanda tevazu üretmiyorsa…<br />
Dil yumuşamıyor, kalp incelmiyor, kul hakkına hassasiyet artmıyorsa…<br />
orada şekil vardır, öz eksiktir.<br />
İnsan bazen seccadede büyürken ahlakta küçülebiliyor.<br />
İşte asıl tehlike budur.<br />
Müdürden çok müdürcülük neyse,<br />
takvadan çok takva gösterisi de odur.<br />
İkisi de görüntü üretir, hakikat üretmez.</p>
<p>Bir insan ibadet edip de başkasını küçük görüyorsa, orada ibadet değil benlik konuşuyordur. Çünkü gerçek kulluk insana sertlik değil vakar verir. Üstünlük değil tevazu verir. Tahakküm değil adalet verir.<br />
İbadetin meyvesi ahlaktır.<br />
Ahlak yoksa sorgulanması gereken sadece davranış değil, niyettir.<br />
Ve belki bugün hepimizin kendine sorması gereken soru şudur:<br />
Ben gerçekten dönüşüyor muyum, yoksa sadece bir rol mü taşıyorum?<br />
Çünkü bazen insanı Allah’a yaklaştıran en büyük adım; gittiği yerler değil, içindeki kibri terk edişidir.<br />
Ve bazen asıl ibadet; kimseyi incitmeden, kimseye üstünlük kurmadan, sadece “yerini bilerek” yaşayabilmektir.<br />
Kural önemlidir.<br />
Makam önemlidir.<br />
Ama en önemlisi; insanın kendi yerini bilmesidir.</p>
<p>Her zeminde hak ve adalet duygusunun tavizsiz şekilde yerleşmesi, makamın değil hakkın konuştuğu bir düzenin inşası duasıyla; bu satırların idraki açığa çıkaran bir uyarı ve kalplere şifa olmasını temenni ederim.</p>
<p><a href="https://gemlikbasin.net/mudurden-cok-mudurculuk-oynayanlar-anahtari-tasiyip-kapi-sahibi-sananlar/">MÜDÜRDEN ÇOK MÜDÜRCÜLÜK OYNAYANLAR, ANAHTARI TAŞIYIP KAPI SAHİBİ SANANLAR !!!</a> yazısı ilk önce <a href="https://gemlikbasin.net">Gemlik Basın</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://gemlikbasin.net/mudurden-cok-mudurculuk-oynayanlar-anahtari-tasiyip-kapi-sahibi-sananlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
