“Sendikacılık değil şovmenlik”
BURSA’DA SENDİKA KRİZİ DERİNLEŞİYOR: “BU, SENDİKACILIK DEĞİL AÇIK BİR İTİBAR SUİKASTIDIR”
Özkan Rona’dan çok sert açıklama: “Eğitim kurumlarını hedef alanlara karşı hukuk önünde hesap soracağız”
Bursa eğitim camiasında tansiyon yükseliyor. Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Özkan Rona, son günlerde kamuoyuna yansıyan iddialar ve sosyal medya paylaşımlarına ilişkin son derece sert ifadeler içeren kapsamlı bir açıklama yaptı.
Rona, TÖB-SEN MYK Üyesi ve Bursa İl Başkanı Serkan Bebek’i doğrudan hedef alarak, eğitim kurumları üzerinden “algı operasyonu yürütüldüğünü” öne sürdü.
“Beğeni ve takipçi uğruna eğitim camiası hedef alınıyor”
Açıklamasında oldukça sert bir dil kullanan Özkan Rona, sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımların sendikal mücadeleyle bağdaşmadığını belirtti:
“Eğitim kurumlarını, öğretmenleri ve masum insanları; beğeni ve takipçi hırsıyla dijital linç kampanyasının parçası haline getirmek sendikacılık değil, düpedüz şovmenliktir.”
Rona, özellikle Turgut Yılmazipek Ortaokulu üzerinden yürütülen tartışmaların, hiçbir somut belgeye dayanmadığını iddia etti.
“En ağır ithamlar sorumsuzca ortaya atılıyor”
Açıklamada, kamuoyunda hassasiyet yaratan iddiaların delilsiz şekilde dile getirildiği vurgulandı:
“‘Cinsel taciz’ gibi toplumun en hassas olduğu konuların, herhangi bir yargı kararı ya da resmi soruşturma sonucu olmadan sosyal medyada dolaşıma sokulması; hukuk tanımazlık değilse nedir?”
Rona, bu tür iddiaların yalnızca hedef alınan kişileri değil, tüm eğitim camiasını zan altında bıraktığını ifade etti.
“Bu bir sendikal faaliyet değil, itibar suikastıdır”
Özkan Rona, açıklamasının en sert bölümünde şu ifadeleri kullandı:
“Serkan Bebek’in sergilediği tutum sendikacılık değildir. Bu, açık bir itibar suikastıdır. Gerçek dışı beyanlarla öğretmenleri hedef göstermek, okul iklimini bozmak ve kamuoyunu yanıltmak kabul edilemez.”
Rona’ya göre bu yaklaşım:
- Eğitim çalışanlarını itibarsızlaştırıyor
- Veli-öğretmen ilişkisini zedeliyor
- Öğrencilerin psikolojik ortamını olumsuz etkiliyor
“Veliler üzerinden algı oluşturuluyor” iddiası
Açıklamada dikkat çeken bir diğer başlık ise veliler üzerinden yürütüldüğü iddia edilen süreç oldu. Rona, bazı velilerin:
- Israrla aranarak yönlendirildiğini
- Sendika binasına çağrıldığını
- WhatsApp üzerinden belirli bir algıya yönlendirilmeye çalışıldığını
öne sürdü.
Bu iddialara ilişkin belge ve tutanakların yargı mercilerine sunulacağı belirtildi.
Hukuki süreç başlatılıyor
Eğitim-İş Bursa Şubesi, söz konusu paylaşımlara karşı hukuki sürecin başlatıldığını duyurdu. Özkan Rona, bu konuda kararlı olduklarını vurgulayarak şunları söyledi:
“Kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan bu paylaşımların bedeli mutlaka ödetilecektir. Adli şikayetler yapılmış olup, iftira içeriklerine erişim engeli için de gerekli başvurular başlatılmıştır.”
“Delil varsa savcılığa gidin”
Rona, açıklamasında net bir çağrıda bulunarak tartışmayı hukuki zemine çekti:
“Eğer ortada bir suç varsa, bunun adresi sosyal medya değil savcılıktır. Duyumla değil, delille konuşulur. Aksi halde yapılan her itham sahibini müfteri konumuna düşürür.”
“Eğitim çalışanları sahipsiz değildir”
Açıklamanın sonunda ise birlik ve mücadele mesajı verildi:
“Turgut Yılmazipek Ortaokulu çalışanları sahipsiz değildir. Yalanın ve iftiranın karşısında, adaletin ve hakikatin yanında dimdik duracağız.”
Süreç yakından takip ediliyor
Bursa’da sendikalar arasında açık bir krize dönüşen bu gelişmelerin, önümüzdeki günlerde yargıya taşınması ve yeni açıklamalarla daha da netleşmesi bekleniyor.
Eğitim camiası ise yaşanan sürecin bir an önce açıklığa kavuşmasını ve tartışmaların okul ortamına zarar vermeden sona ermesini talep ediyor.