Cumhuriyet Halk Partisi Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Hazine’ye ait taşınmazların satışa çıkarılmasına çok sert sözlerle tepki gösterdi. Sarıbal, kararın kamu yararını hiçe saydığını savunarak, sürecin “kaynak transferi” anlamına geldiğini ifade etti.
Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada Sarıbal, Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla Maliye Hazinesi’ne ait 55 taşınmazın satışa çıkarıldığını belirterek, “Memleket parça parça satış listesine konuluyor. Tek bir imzayla, tek bir kişinin kararıyla kamuya ait değerler elden çıkarılıyor” ifadelerini kullandı.
Bursa’da satışa konu edilen alanların sıradan arsalar olmadığını vurgulayan Sarıbal, bu taşınmazların önemli bir bölümünün sağlık hizmetleri için planlanmış ya da uzun yıllar bu amaçla kullanılmış alanlar olduğuna dikkat çekti. Sarıbal’ın açıklamasında öne çıkan başlıklar şöyle sıralandı:
-
Yıldırım 152 Evler Mahallesi’nde, yıllarca Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne ev sahipliği yapan alan
-
Yıldırım Samanlı Mahallesi’nde, 600 yataklı Bursa Merkez Devlet Hastanesi için planlanan arazi
-
Yıldırım Ertuğrulgazi Mahallesi’nde, Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nin bulunduğu alan
-
Nilüfer Fethiye Mahallesi’nde, hastane yapılması için ayrılmış alan
-
Yenişehir’de, Toplum Sağlığı Merkezi’nin bulunduğu alan
Bu alanların satışa çıkarılmasını “kamusal sağlık altyapısının tasfiyesi” olarak nitelendiren Sarıbal, “Bugün hastane yapılacak alanı satanlar, yarın vatandaşı özel hastanelerin kapısına mahkûm edenlerdir” dedi.
Sürecin sistematik bir şekilde ilerlediğini iddia eden Sarıbal, kamu arazilerinin önce değersizleştirildiğini, ardından “atıl” gösterilerek satışa çıkarıldığını ve son aşamada belirli çevrelere rant aktarıldığını savundu. “Önce kamusal alanları değersizleştir, sonra atıl diye göster, ardından sat; en sonunda rantı belli çevrelere aktar. İşleyen mekanizma tam olarak budur” ifadelerini kullandı.
İktidarın “tarih yazıyoruz” söylemine de göndermede bulunan Sarıbal, “Evet, tarih yazıyorlar; ancak bu tarih, kamunun varlıklarının el değiştirdiği, en büyük kaynak transferinin yapıldığı bir dönem olarak anılacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
Açıklamasının sonunda sert mesajlar veren Sarıbal, “Kamunun hakkını bu yağmacı anlayışın elinden söküp alacağız. Bu ülkenin kaynakları, bir avuç çıkar grubunun değil, milletin tamamının hakkıdır” diyerek mücadele vurgusu yaptı.