Dolar 44,5811
Euro 51,4630
Altın 6.704,43
BİST 12.936,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 18°C
Hafif Yağmurlu
Bursa
18°C
Hafif Yağmurlu
Cts 16°C
Paz 17°C
Pts 20°C
Sal 18°C

Kutlama Değil, Derinleşen Bir Kriz

Kutlama Değil, Derinleşen Bir Kriz
4 Nisan 2026 11:32
A+
A-

4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü dolayısıyla açıklamada bulunan Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Melike Baysal, sokakta yaşayan hayvanların durumunun kutlanacak bir tablo sunmadığını, aksine giderek derinleşen bir kriz ve ağır bir sorumluluk alanı oluşturduğunu vurguladı.

Başkan Baysal, yaptığı kapsamlı değerlendirmede Türkiye’de hayvan haklarına ilişkin yasal çerçeveye dikkat çekerek, hâlen yürürlükte olan 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun temel ilkelerine rağmen, 7527 sayılı kanunun bu yasanın ruhuna açıkça aykırı düzenlemeler içerdiğini ifade etti. Baysal, söz konusu düzenlemenin hayvanların yaşam hakkını sınırladığını ve “insan refahı” gerekçesiyle kötü muamelelerin önünü açtığını belirterek, “Bu bir iyileştirme değil, açık bir geri gidiştir” dedi.

Bursa’daki tablo: Kapasite yetersizliği alarm veriyor

Krizin sahadaki en somut göstergelerinden birinin 31 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen Bursa İl Hayvan Koruma Kurulu Toplantısı olduğunu aktaran Baysal, toplantıda paylaşılan resmi verilerin durumun ciddiyetini gözler önüne serdiğini söyledi. Buna göre Bursa genelinde yaklaşık 35 ila 37 bin sahipsiz hayvan bulunduğu, buna karşılık belediyelerin mevcut bakım kapasitesinin yalnızca 5 bin civarında kaldığı ifade edildi.

Bu verilerin, on binlerce hayvan için yeterli alan bulunmadığını açıkça ortaya koyduğunu belirten Baysal, “Bu tablo, uygulanan politikanın daha başlangıçta çöktüğünü göstermektedir” değerlendirmesinde bulundu.

Toplantıda ayrıca üniversite yerleşkelerindeki hayvanların toplanmasının da gündeme geldiğini belirten Baysal, mevcut kapasite yetersizliği göz önüne alındığında bu yaklaşımın öncelik tartışmasını daha da derinleştirdiğini ifade etti. Sokakta hasta, aç ve yardıma muhtaç hayvanlar varken, bakımı yapılan ve sahiplenilen hayvanların hedef alınmasının çözüm değil, sorunu görünmez kılma çabası olduğunu dile getirdi.

“Belediyeler hazırlıksız, süreç yönetilemiyor”

Baysal, belediyelerin mevcut geçici bakımevlerinin 5199 sayılı kanun kapsamında kurulduğunu ve 7527 sayılı kanunun getirdiği yeni uygulamalara hazır olmadığını belirtti. Yasal uyum süreci için 2028 yılına kadar süre tanınmış olmasına rağmen, ülke genelinde hayvanların hızla toplanmaya başlandığını ifade eden Baysal, bu durumun ciddi soru işaretleri doğurduğunu söyledi.

“Toplanan bu hayvanlar nerede tutuluyor? Hangi koşullarda yaşıyorlar? Kaçı hayatta?” sorularını yönelten Baysal, kamuoyunun bu sorulara yanıt beklediğini vurguladı.

“Sorun çözülmüyor, sadece gözlerden uzaklaştırılıyor”

İçişleri Bakanı’nın sahipsiz sokak hayvanlarının yüzde 75’inin toplandığı yönündeki açıklamasına da değinen Baysal, bu durumun sorunun çözümü anlamına gelmediğini belirtti. Sokakların boşalmasının yalnızca sorunun görünürlüğünü azalttığını ifade eden Baysal, “Asıl mesele hayvanların yaşam koşullarıdır” dedi.

Kısırlaştırma maliyetleri gerekçe gösterilerek yapılan düzenlemelerin bugün daha ağır sonuçlar doğurduğunu dile getiren Baysal, doğal yaşam alanlarının beslenme maliyetlerinin dahi tartışılmaya başlandığını, oysa bu sonuçların aylar öncesinden öngörüldüğünü söyledi.

Veteriner hekimler baskı altında

Süreç boyunca belediyelerde görev yapan veteriner hekimlere etik duruş çağrısı yaptıklarını belirten Baysal, bugün gelinen noktada meslektaşlarının baskı altında kaldığını, hedef gösterildiğini ve adeta suçlu ilan edildiğini ifade etti.

“Belediyeler cezalandırılmak istenirken bir meslek grubu ağır bir bunalıma sürüklenmektedir” diyen Baysal, veteriner hekimlerin hem hayvan sağlığının hem de halk sağlığının güvencesi olduğunu hatırlattı.

Meslektaşlarının vicdanları ile idari talimatlar arasında sıkıştırıldığını vurgulayan Baysal, veteriner hekimlerin ötanaziyi bir çözüm olarak görmediğini ifade etti. Ancak sahada yaşanan bazı olayların mevcut politikaların sonuçlarını açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Konya’da toplu halde ölü bulunan köpekler ve Bilecik’in Bozüyük ilçesinde yaşanan açlık ve bakımsızlık vakalarının bu durumun somut örnekleri olduğunu söyledi.

“Bu daha başlangıç”

Yaşananların öngörüldüğünü belirten Baysal, “Bugün ‘biz söylemiştik’ demek bir haklılık değil; bilim ve akla rağmen alınan kararların yarattığı büyük bir utancın ifadesidir” dedi.

Sağlık Bakanlığı verilerine de değinen Baysal, kuduz vakalarında artış olmadığını, ancak “kuduz riskli temas” nedeniyle yapılan aşı sayısında artış yaşandığını belirtti. Bunun sorunun büyümediğini, ancak etkili şekilde yönetilemediğini gösterdiğini ifade etti.

Çağrı: “Yaşamı koruyan politikalar geliştirilmeli”

Açıklamasının sonunda yetkililere çağrıda bulunan Baysal, valiliklere belediyeler üzerindeki baskıyı hayvanların toplanması için değil, yaşamın korunması için kullanmaları yönünde çağrı yaptı.

Belediyelere ise doğal yaşam alanlarının güçlendirilmesi, sahiplendirme çalışmalarının artırılması ve mevcut bakım kapasitelerinin insani koşullarda geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Baysal, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Bu mesele yalnızca hayvanların meselesi değildir. Bu mesele; vicdanın, hukukun ve birlikte yaşama iradesinin meselesidir.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.