Dolar 44,3198
Euro 50,7711
Altın 6.788,01
BİST 13.115,13
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 15°C
Çok Bulutlu
Bursa
15°C
Çok Bulutlu
Per 8°C
Cum 7°C
Cts 9°C
Paz 10°C

Bursa’da “Hastane Alanı” Tartışması Büyüyor

Bursa’da “Hastane Alanı” Tartışması Büyüyor
19 Mart 2026 10:19
A+
A-

Siyasi Açıklamalar ve Şüpheler Gündemde

Bursa’nın Yıldırım ilçesinde, kamuoyunda uzun süredir “hastane alanı” olarak bilinen ve üzerindeki yapıların yıkılmasıyla yeniden tartışmaya açılan değerli arazilerle ilgili gerilim giderek tırmanıyor. Özellikle eski tıp fakültesi hastanesi alanı ve çevresine ilişkin yapılan açıklamalar, hem siyasi cephede hem de kamuoyunda sert yankı buldu.

“Bursa’da Kamu Arazileri Üzerinden Kim Ne Yapıyor?” – DEVA’lı Öztürk’ten Sert ve Tartışma Yaratan Çıkış

Bursa’da “hastane alanı” olarak bilinen ve yıllardır kamu hizmeti beklentisiyle gündemde olan stratejik araziler üzerinden yürüyen tartışmalar, bu kez çok daha sert bir siyasi polemiğe sahne oldu. DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Yıldırım ilçesindeki değerli arsalarla ilgili adeta ateş püskürdü.

Öztürk, özellikle eski tıp fakültesi hastanesi alanı ve Yüksek İhtisas çevresindeki “kupon araziler” hakkında yaptığı açıklamada, “Bu şehirde kim, hangi yetkiyle, hangi kamu arazisini neye göre pazarlıyor?” diyerek sert bir çıkış yaptı. Açıklamasında tonunu giderek yükselten Öztürk, kamuya ait olduğu düşünülen alanların amacından uzaklaştırıldığını savundu.

Tartışmaların fitilini ateşleyen süreç ise Oktay Yılmaz’ın söz konusu alanlara ilişkin geçmişte yaptığı  “belediye binası” ve “vitrin proje” vurgusu oldu. Bu açıklamaları “akıl tutulması” olarak nitelendiren Öztürk, “Bursa’nın hastaneye ihtiyacı varken, siz kalkıp bu alanlara prestij projesi diyorsunuz. Bu, kamu yararına açıkça meydan okumaktır” ifadelerini kullandı.

Öztürk, Yüksek İhtisas Kavşağı’nın hemen yanında yer alan ve geçmişte de büyük tepki çeken planları hatırlatarak, Yıldırım halkının bu tür girişimlere daha önce “net bir şekilde dur” dediğini vurguladı. “Bu milletin hafızasıyla kimse dalga geçmesin. Aynı projeleri ısıtıp ısıtıp yeniden önümüze koymak, açıkça kamuoyunu yok saymaktır” dedi.

Açıklamasının en dikkat çeken bölümü ise bölgedeki özel hastane yapılanmalarıyla ilgili oldu. Söz konusu alanın tam karşısında bulunan Doruk Hastaneleri’ne işaret eden Öztürk, bu hastanenin ortaklarından birinin geçmiş dönem AK Parti milletvekili Mustafa Esgin olduğunu hatırlattı.

Bu noktada sert imalarda bulunan Öztürk, “Kamu arazileri bir bir tartışmaya açılırken, hemen karşısında özel yatırımların bulunması tesadüf mü? Yoksa Bursa’da sağlık alanları üzerinden başka bir denklem mi kuruluyor?” diyerek kamuoyuna açık sorular yöneltti.

“Bursa halkı saf değil” diyen Öztürk, açıklamasını daha da sertleştirerek şu ifadeleri kullandı:
“Eğer bu alanlar gerçekten hastane ihtiyacı için ayrıldıysa, neden bugün farklı projeler konuşuluyor? Eğer farklı projeler planlanıyorsa, o zaman yıllardır bu halka neden ‘sağlık yatırımı’ denildi? Bu işin içinde kimler var, kimler kazanacak, kimler kaybedecek? Herkes açıkça konuşmak zorunda.”

Kamu arazilerinin “kupon” olarak görülmesine de sert tepki gösteren Öztürk, “Bu şehir rant projelerine teslim edilemez. Bursa’nın geleceği birkaç kişinin masa başı planlarına kurban edilemez” dedi.

Öztürk, sürecin şeffaf yürütülmediğini savunarak yetkililere açık çağrıda bulundu:
“Tüm planlar, imar değişiklikleri ve satış süreçleri derhal kamuoyuna açıklanmalıdır. Kim, hangi parsel üzerinde ne planlıyor, Bursa halkı bunu bilmek zorundadır. Aksi halde bu tartışma büyür, bu güvensizlik derinleşir.”

Bursa’da giderek büyüyen “hastane alanı” krizi, Öztürk’ün bu sert açıklamalarıyla yeni bir boyut kazanırken, gözler şimdi hem yerel yönetimden hem de ilgili kurumlardan gelecek yanıtlara çevrildi. Tartışmanın önümüzdeki günlerde daha da sertleşmesi ve siyasi gündemin üst sıralarında yer alması bekleniyor.

Eleştiriler, yalnızca imar planlarıyla sınırlı kalmadı; aynı zamanda “kamu arazilerinin kimler için ve ne amaçla değerlendirildiği” sorusu da yüksek sesle dile getirilmeye başlandı. Özellikle sağlık alanı olarak anılan bölgelerin farklı projelere kaydırılmasının, kent planlaması açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor.

Muhalefet cephesi, sürecin şeffaf yürütülmediğini öne sürerken, iktidar kanadından ise henüz bu eleştirilere yönelik kapsamlı bir yanıt gelmiş değil. Ancak artan kamuoyu baskısı, önümüzdeki günlerde konunun daha geniş bir siyasi tartışmaya dönüşeceğinin sinyallerini veriyor.

Bursa’da “hastane alanı” üzerinden büyüyen bu kriz, yalnızca bir imar tartışması olmanın ötesine geçerek, kamu kaynaklarının kullanımı, şehircilik ilkeleri ve siyasi etik başlıklarını da yeniden gündemin merkezine taşıdı. Önümüzdeki süreçte alınacak kararların, hem kent hafızası hem de kamu vicdanı açısından belirleyici olacağı değerlendiriliyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.