Dolar 41,1499
Euro 47,9993
Altın 4.526,39
BİST 11.343,23
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 32°C
Açık
Bursa
32°C
Açık
Cts 31°C
Paz 36°C
Pts 31°C
Sal 32°C

“Bir toplumun insaniyet ölçüsü, dezavantajlı bireylerine sunduğu imkanlarla ortaya çıkar.”

“Bir toplumun insaniyet ölçüsü, dezavantajlı bireylerine sunduğu imkanlarla ortaya çıkar.”
29 Ağustos 2025 14:41
A+
A-

Bursa’da yaşayan VB, bir bacağını kaybetmiş ve haftanın üç günü diyaliz makinesine bağlı olarak yaşam mücadelesi veriyor. En temel hakkı olan tekerlekli sandalyeye ulaşabilmek için kapı kapı dolaşmasına rağmen sonuç alamayan Baysal’ın yardımına, belediye değil, gazeteci Boybeyi Çelik ve hayırsever iş insanı Hakkı Arıcı koştu.

“Bir bireyin mücadelesi değil, sistemin utancı”

Sosyal sorumluluklarını yerine getirmekle yükümlü olan belediyelerin sessiz kalmasına tepki gösteren gazeteci Çelik, şu tabloya dikkat çekti:

“Bir toplumun insaniyet ölçüsü, dezavantajlı bireylerine sağladığı imkanlarla ortaya çıkar. Ancak görüyoruz ki, engelli bir vatandaşın en insani hakkı olan tekerlekli sandalyeye ulaşması bile prosedürlere kurban ediliyor. Bu sadece bir bireyin mücadelesi değil; sistemin bir utancıdır.”

“Belediyeler görevini yapmıyor”

Yıllardır hem gazetecilik mesleğini sürdüren hem de yetim, kimsesiz ve ihtiyaç sahiplerine el uzatan Boybeyi Çelik, yine insani bir sorumluluğu omuzlayarak Baysal’ın sorununu çözdü. Duyarlı iş insanı Hakkı Arıcı ile birlikte harekete geçen Çelik, belediyelerin sessizliğine karşı bir kez daha toplumsal vicdanın sesi oldu.

Ancak bu çabanın bireysel gayretlerle sınırlı kalması, sorunun büyüklüğünü ortaya koyuyor. Çelik, belediyelere şu soruları yöneltti:

  • Bir kişi kendi imkanlarıyla çözüm bulabiliyorsa, engelli masaları neden harekete geçmiyor?

  • Tekerlekli sandalye gibi temel bir ihtiyacın karşılanması bu kadar mı zor?

  • Sosyal devlet anlayışı nerede başlar, nerede biter?

“Sosyal yardım lütuf değil, haktır”

Boybeyi Çelik ve Hakkı Arıcı gibi duyarlı isimlerin çabaları büyük bir takdir toplarken, gazeteci Çelik şu çağrıda bulundu:

“Sosyal yardım, bir lütuf değil, bir haktır. Bu hakkı sağlamak belediyelerin ve devlet kurumlarının asli görevidir. Bürokrasiyi azaltın, insan odaklı çalışın. İhtiyaç sahibi bir vatandaşa tekerlekli sandalye temin etmek, sadece bir görev değil, aynı zamanda vicdani bir sorumluluktur.”

“Engellere seyirci kalanlar, bir gün vicdanlarında o engellerle yüzleşir”

VB’ın yaşadığı mağduriyet, yalnızca bir örnek. Emin olun, binlerce vatandaş benzer zorluklarla karşı karşıya. Çözüm, bireysel kahramanlıklarla değil, sistematik bir sosyal devlet anlayışıyla mümkün.

Unutulmamalıdır ki:
“Engellere seyirci kalanlar, bir gün vicdanlarında o engellerle yüzleşmek zorunda kalır.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.