Dolar 46,1187
Euro 53,3887
Altın 6.431,11
BİST 13.873,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 28°C
Az Bulutlu
Bursa
28°C
Az Bulutlu
Çar 29°C
Per 30°C
Cum 29°C
Cts 21°C

Gemlik’in Sessiz Çığlığı

Gemlik’in Sessiz Çığlığı
9 Haziran 2026 13:30
A+
A-

Marmara’nın kıyısında bir ilçe
Binlerce yıllık tarihi sırtında taşıyan, antik limanların gölgesinde büyüyen, zeytin ağaçlarının rüzgârla konuştuğu bir kent.

Adı Gemlik.
Ama bugün Gemlik’e baktığımızda tarih konuşmuyor. Zeytin konuşmuyor. Deniz konuşmuyor.

Konuşan tek şey, ihmalin ve plansızlığın sesi.

Bir zamanlar Kios adıyla dünyanın ticaret yollarına açılan bu kent, bugün kendi sorunlarına bile çıkış yolu bulmakta zorlanıyor. Tarihin miras bıraktığı zenginlik, günü kurtarmaya çalışan politikaların arasında sıkışıp kalıyor.

Sormak gerekiyor:
Gemlik gerçekten gelişiyor mu?
Yoksa yalnızca büyüyor mu?
Çünkü büyümek başka şeydir, gelişmek başka.

Yeni binalar yapmak gelişmek değildir.
Yeni yollar açmak gelişmek değildir.
Beton dökmek gelişmek değildir.
Gelişmek; insanın yaşam kalitesini artırmaktır.

Gelişmek; geleceği bugünden planlamaktır.

Gelişmek; çocuklara güvenli bir şehir bırakmaktır.

Peki Gemlik bunu yapabiliyor mu?
Marmara Bölgesi’nin en kritik deprem kuşaklarından birinin üzerinde bulunan ilçede yıllardır aynı tartışmalar sürüyor. Her büyük depremden sonra aynı cümleler kuruluyor.

“Önlem almalıyız.”

“Riskleri azaltmalıyız.”

“Şehri hazırlamalıyız.”

Sonra ne oluyor?
Gündem değişiyor.
Siyaset değişiyor.
Açıklamalar değişiyor.
Ama sorunlar yerinde kalıyor.
Bugün Gemlik sokaklarında dolaşan herhangi bir vatandaşın en büyük kaygılarından biri depremdir.
Çünkü insanlar biliyor.
Fay hattı siyasi görüş sormaz.
Deprem parti rozetine bakmaz.
Doğa seçim sonuçlarını umursamaz.
Ama ne yazık ki siyaset çoğu zaman bunları unutuyor.
Bir başka mesele ise zeytin.
Gemlik denince akla gelen ilk değer olan zeytin, yıllardır ekonomik baskılarla mücadele ediyor. Üretici maliyetlerden şikâyetçi. Gençler tarımdan uzaklaşıyor. Verimli topraklar üzerinde farklı hesaplar yapılıyor.
Oysa bu kentin gerçek serveti limanlardan önce zeytinliklerdir.
Çünkü limanlar yapılabilir.
Fabrikalar kurulabilir.
Binalar yükseltilebilir.
Ama yüz yıllık bir zeytin ağacını yerine koyamazsınız.
Kesilen bir ağacın yerine beton dikersiniz.
Fakat tarihin yerine hiçbir şey dikemezsiniz.
Gemlik’in bir diğer gerçeği de sanayi.
Elbette sanayi olacak.
Elbette üretim olacak.
Elbette istihdam yaratılacak.
Kimse buna karşı çıkmaz.
Ancak soru şudur:
Üretirken neyi kaybediyoruz?
Denizi mi?
Havayı mı?
Toprağı mı?
Yoksa geleceği mi?
Bir kentin başarısı yalnızca ihracat rakamlarıyla ölçülmez.
Bir kentin başarısı, çocuklarının nefes aldığı havanın temizliğiyle de ölçülür.
Bir kentin başarısı, sahilinde yürüyen insanların yüzündeki huzurla da ölçülür.
Bugün Gemlik’in ihtiyacı olan şey yeni sloganlar değildir.
Yeni afişler değildir.
Yeni polemikler değildir.
Gemlik’in ihtiyacı olan şey akıldır.
Planlamadır.
Şeffaflıktır.
Ve uzun vadeli devlet ciddiyetidir.
Çünkü Gemlik sıradan bir ilçe değildir.
Bu kent, Bizans’ın gördüğü, Osmanlı’nın büyüttüğü, Cumhuriyet’in geliştirdiği bir mirastır.
Bu miras herhangi bir siyasi dönemin mülkü değildir.
Bu miras ne bir belediyeye aittir ne bir partiye.
Bu miras Gemliklilere aittir.
Ve gelecek nesillere emanet edilmiştir.
Bugün yönetenler de yarın yönetmeye talip olanlar da şu soruya cevap vermelidir:
Yirmi yıl sonra nasıl bir Gemlik bırakacağız?
Daha fazla beton mu?
Daha fazla trafik mi?
Daha fazla plansızlık mı?
Yoksa tarihiyle barışık, deprem güvenliği sağlanmış, zeytinini koruyan, denizine sahip çıkan güçlü bir Gemlik mi?
Asıl mesele budur.
Çünkü şehirler seçim kazanmak için değil, gelecek kurmak için yönetilir.
Ve Gemlik’in artık günlük tartışmalardan çok daha büyük bir geleceğe ihtiyacı vardır.

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.