Hobi Bahçeleri Üzerinden Mülkiyet Haklarımızı Gasp Ediyorsunuz!
İmar tartışmalarının yüzeyine sıkışan “hobi bahçeleri” başlığı, aslında yıllardır kangrene dönüşmüş devasa bir yapısal krizin üzerini örten ince bir perde olmaktan öteye geçemiyor. İbrahim Hacıoğlu, yaptığı sert ve kapsamlı açıklamalarla bu perdenin aralanması gerektiğini vurgulayarak, meselenin sadece birkaç bahçe parselinden ibaret olmadığını, doğrudan doğruya milyonların hayatını etkileyen derin bir yönetim ve planlama sorunu olduğunu gözler önüne serdi.
Hacıoğlu’nun ifadelerine göre kamuoyunda bilinçli ya da bilinçsiz şekilde daraltılan tartışma zemini, gerçeği çarpıtıyor. “Hobi bahçeleri” söylemi üzerinden yürütülen tartışmalar, aslında devletin yıllardır planlama yapmadığı alanlarda kendiliğinden oluşmuş fiili yaşamın görmezden gelinmesinin bir sonucu. Bu durum, sadece bir imar ihlali değil; sosyal, ekonomik ve hukuki boyutları olan çok katmanlı bir kriz.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından dile getirilen “vatandaş mağdur olmayacak, orta yol bulunacak” yaklaşımı, ilk bakışta umut verici bir çerçeve çizse de, sahadaki gerçeklik bu söylemin henüz somut ve kapsayıcı bir politikaya dönüşemediğini ortaya koyuyor. Kaçak yapılaşmanın önlenmesi, tarım arazilerinin korunması ve vatandaşın yatırımının heba edilmemesi gibi üç kritik başlık arasında sıkışan çözüm arayışı, hâlâ net bir yol haritasına kavuşabilmiş değil.
Ancak asıl çarpıcı olan, bugüne kadar sorulmaktan kaçınılan soruların ağırlığı. Köy yerleşimlerinde yıllardır yaşayan vatandaşların hukuki statüsü ne olacak? İmar planı yapılmamış bölgelerde süregelen belirsizlik daha ne kadar devam edecek? 2018 yılında verilen yapı kayıt haklarının iptaliyle ortaya çıkan derin mağduriyet nasıl giderilecek? Deprem korkusuyla kırsala yönelen ve güvenli bir yaşam arayışına giren vatandaşların kaderi neye göre belirlenecek?
Gelinen noktada mesele artık teknik bir “kaçak yapı” tartışması olmaktan çıkmış durumda. Asıl mesele, devletin planlama yapmadığı alanlarda doğan yaşamın hukuki bir zemine oturtulup oturtulamayacağıdır. Bu gerçeklik görmezden gelindikçe, sorun çözülmek yerine daha da büyüyor.
2018 yılında verilen hakların sonradan geri alınması ise krizi daha da derinleştiren bir kırılma noktası olarak öne çıkıyor. Aynı koşullarda bulunan vatandaşlar arasında oluşan eşitsizlik, sadece ekonomik bir adaletsizlik yaratmakla kalmadı; devlet ile vatandaş arasındaki güven ilişkisini de ciddi biçimde sarstı. Bugün gelinen noktada bu güvensizlik, çözüm üretmenin önündeki en büyük engellerden biri olarak duruyor.
Hacıoğlu’nun en sert eleştirilerinden biri ise parçalı ve günü kurtarmaya yönelik yaklaşımlara yönelik. Hobi bahçeleri için “orta yol” aranırken, aynı durumda olan milyonlarca yapı kayıt mağdurunun görmezden gelinmesini “eksik ve yanlış” olarak nitelendiriyor. Ona göre, yapı kaydını dışlayan herhangi bir düzenleme, sorunun özünü ıskalamaktan başka bir anlam taşımıyor.
Dernek tarafından önerilen çözüm ise net: Parça parça müdahaleler yerine, bütüncül bir imar ve yapı kayıt reformu. Plansız alanların planlanması, mevcut yapıların denetlenerek kayıt altına alınması, uygun yapıların ekonomiye kazandırılması ve riskli yapıların dönüşüm kapsamına alınması gerektiği vurgulanıyor. Bu yaklaşımın yalnızca vatandaşın mağduriyetini gidermekle kalmayacağı; aynı zamanda devletin gelirlerini artıracağı ve tarım arazilerinin korunmasına da katkı sağlayacağı ifade ediliyor.
Bu çerçevede yapılan çağrı ise oldukça sert ve açık: Yetkililer, sadece belirli başlıklara odaklanan dar çözümlerden vazgeçmeli. Hobi bahçeleri için geliştirilecek herhangi bir model, aynı sorunu yaşayan tüm yapı kayıt mağdurlarını kapsayacak şekilde genişletilmeli. Aksi takdirde atılacak her adım, sorunu çözmek yerine daha da derinleştirecek.
Sonuç olarak bu mesele, teknik bir imar tartışması değil; doğrudan doğruya toplumsal bir gerçekliktir. Siyasi tartışmaların ötesine geçen bu sorun, ancak ortak akıl, adalet ve gerçekçi politikalarla çözülebilir. Aksi halde, görmezden gelinen her yapı, aslında büyüyen bir toplumsal krizin sessiz tanığı olmaya devam edecektir.