Dolar 44,4980
Euro 52,0709
Altın 6.789,38
BİST 13.548,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 21°C
Az Bulutlu
Bursa
21°C
Az Bulutlu
Çar 15°C
Per 14°C
Cum 11°C
Cts 12°C

Mevcut Yapıları Yıkmak Değil, Yönetmek Korumak Zorunlu Olmalı!

Mevcut Yapıları Yıkmak Değil, Yönetmek Korumak Zorunlu Olmalı!
8 Nisan 2026 15:23
A+
A-

İmar Yasasına Takılanlar Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, hobi bahçeleri ve kır evleri üzerinden yürütülen tartışmalara sert tepki gösterdi. Hacıoğlu, “Bugün yaşananlar sadece ‘kaçak yapılar’ meselesi değil; devletin sahadaki gerçekliği görmezden gelmesi, vatandaşın yaşam alanlarını yok sayması ve toplumsal adaletsizliğin derinleşmesi meselesidir” diyerek konunun boyutlarını net bir şekilde ortaya koydu.

Hacıoğlu’nun açıklamaları, imar sorunu üzerinden yürütülen politikanın teknik bir problem olmaktan çıkarılıp politik bir manipülasyon aracına dönüştüğünü gözler önüne serdi:

“ ‘Yıkarsanız oy kaybedersiniz’ söylemleri, karar vericilerin halkın yaşamından değil, seçim hesaplarından yana olduğunu açıkça gösteriyor.”

Hacıoğlu, mevcut yapılaşmanın yalnızca hobi bahçeleri ile sınırlı olmadığını; kır evleri, köy yerleşimleri ve farklı yapı türlerinin iç içe geçtiğini, keskin çizgilerle ayrım yapılamadığını vurguladı. Sahadaki gerçeklik ile hukukun çizdiği sınırlar arasındaki uçurumun giderek büyüdüğünü belirten Hacıoğlu, mevcut yasaların binlerce insanın hayat kurduğu alanları “kaçak” olarak sınıflandırmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

“Pandemi sonrası değişen yaşam alışkanlıkları, ekonomik baskılar ve şehir hayatının stresi insanları toprağa yöneltti. Ortada plansızlık kadar, planlanmamış bir toplumsal dönüşüm var. Bunu yok saymak, yıkmak değil; çözüm üretmek gerekir.”

Hacıoğlu çözümün açık olduğunu ifade etti: Mevcut yapıların kayıt altına alınması, riskli olanların tespit edilmesi ve sürdürülebilir bir modelle yönetilmesi gerekiyor. Yıkım, cezalandırma ve yasaklarla sorunun çözülemeyeceğini, yalnızca yeni mağduriyetler yaratılacağını vurguladı:

“ Mevcut yapıları yok saymak, ayrım gözeterek yıkmak veya vatandaşları cezalandırmak çözüm değil; sistemi kapsayıcı bir şekilde çalıştırmak zorundayız. Bunlar sadece beton değil, içinde hayat, umut ve emek olan yerlerdir.”

Toplumsal eşitsizlik ve devlet-vatandaş ilişkisi açısından da ciddi uyarılarda bulunan Hacıoğlu, sahada yaşayan insanların emeğinin yok sayılmasının devlete olan güveni sarstığını söyledi:

“Devletin yaptığı yapı yasal, vatandaşınki ‘kaçak’ görülüyor. Bu adaletsizlik algısı büyüdükçe, hukuka bağlılık azalıyor ve kurallara uyum düşüyor. Bu artık bir imar meselesi değil; toplumsal düzen ve devletin güvenilirliği meselesidir.”

Hacıoğlu, çözüm için ulusal bir politika ve kapsayıcı bir yaklaşım çağrısı yaptı:

“ Sorun parça parça kararlarla çözülemez. Yıkım, ceza ve yasak odaklı politikalar sadece öteler, mağduriyet üretir. Çözüm: gerçekçilik, adalet ve toplumsal akıl ile mümkündür.”

Hobi bahçeleri ve kır evleri tartışmalarının artık bir siyaset malzemesi olmaktan çıkarılması gerektiğini vurgulayan Hacıoğlu, devletin asli görevinin vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamak olduğunu hatırlattı ve net mesaj verdi:

“Çözüm; cezalandırmak değil, kayıt altına alarak yönetmektir. Bu yapılarda hayat var, umut var, emek var. Onları yok saymak adaletsizliktir, ihmalin ta kendisidir.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.