Dolar 44,5981
Euro 51,4658
Altın 6.680,53
BİST 12.936,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 15°C
Hafif Yağmurlu
Bursa
15°C
Hafif Yağmurlu
Paz 17°C
Pts 19°C
Sal 21°C
Çar 13°C

Doğruluğun İnşâ Ettiği İnsan

Doğruluğun İnşâ Ettiği İnsan
6 Nisan 2026 06:12
A+
A-

İnsan, söylediği sözlerle kendi iç dünyasını şekillendiren bir varlıktır. Her kelime, sadece karşı tarafa ulaşan bir ses değil; aynı zamanda ruhun derinliklerine bırakılan bir izdir. Doğruluk da yalan da bu izlerin en belirleyici olanlarındandır. Nitekim hadis-i şerifte ifade edildiği gibi, doğruluk insanı iyiliğe, iyilik de insanı cennete götürür. Bu, sadece uhrevî bir vaat değil; aynı zamanda dünyevî bir hakikatin de özetidir.

Doğru söylemek, ilk bakışta basit bir davranış gibi görünür. Oysa bu, insanın nefsine karşı verdiği sürekli bir mücadeledir. Çünkü doğruluk, çoğu zaman çıkarlarla çatışır, korkularla yüzleşmeyi gerektirir. Buna rağmen kişi doğrulukta ısrar ettikçe, bu davranış onda bir meleke hâline gelir. Artık doğru söylemek bir tercih değil, karakterin ayrılmaz bir parçası olur. İşte o zaman insan, sadece doğru söyleyen biri değil; doğruluğun temsilcisi hâline gelir.

Benzer şekilde, yalan da tekrar edildikçe sıradanlaşır. İlk başta vicdanı rahatsız eden bir davranış, zamanla alışkanlığa dönüşür. İnsan, kendini korumak ya da çıkar elde etmek için başvurduğu bu yolu, giderek daha kolay seçer. Sonunda yalan, kişinin dilinden önce kalbine yerleşir. Artık hakikatle bağı zayıflayan birey, kendi kurduğu sahte dünyanın içinde yaşamaya başlar. Bu da onu hem içsel bir çöküşe hem de ahlâkî bir yalnızlığa sürükler.

“Amel yapıla yapıla melekeleşir” sözü, bu sürecin en özlü ifadesidir. İnsan, tekrar ettiği davranışların toplamıdır. Her doğru söz, karakterin harcına eklenen sağlam bir tuğla gibidir. Her yalan ise bu yapıyı zayıflatan bir çatlak… Zamanla bu tuğlalar ya sağlam bir şahsiyet inşa eder ya da çatlaklar bütün yapıyı çökertir.

Sonuç olarak, doğruluk bir anlık tercih değil, bir hayat biçimidir. İnsan, her doğru sözle kendini yeniden inşa eder. Ve bu inşa süreci, onu sadece toplum içinde güvenilir biri yapmaz; aynı zamanda Allah katında da değerli bir kul hâline getirir. Çünkü insan, en çok tekrar ettiği şey olur. Bu yüzden sorulması gereken en önemli soru şudur: Biz, hangi sözlerle kendimizi inşa ediyoruz?

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.