“Sinemanın kurtuluşu amatörden geçer”
Erkan İsa Şen, Bursa’da bağımsız sinema üretiminin giderek azalmasına dikkat çekerek, amatör ruhun yeniden canlandırılması gerektiğini söyledi. Bursa’nın ilk amatör internet dizisi olarak bilinen Altı Evliya Üstü Eşkiya Olmasın projesinin yapımcılarından olan Şen, “Bu şehirde sinema izleyen çok ama üreten az. Amatör hareketliliğin geri gelmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Bursa’da dikkat çeken bir başlangıç
Bursa’da 2019 yılında çekimlerine başlanan söz konusu proje, yerel basında geniş yankı uyandırmış ve tamamen amatör bir ekip tarafından hayata geçirilmesiyle öne çıkmıştı. YouTube üzerinden yayınlanan dizi; mahalle yaşamı, gençlik, suç ve özellikle uyuşturucu ile mücadele gibi toplumsal konuları ele alarak dikkat çekmişti.
Projeye ilişkin konuşan Şen, o dönemde ciddi imkânsızlıklarla yola çıktıklarını belirterek, “Ne doğru düzgün ekipmanımız ne de bütçemiz vardı. Emanet ekipmanlarla, amatör oyuncularla ve tamamen gönüllü bir ekiple bu projeyi gerçekleştirdik. Amacımız sadece bir dizi çekmek değil, topluma bir mesaj verebilmekti” dedi.
“Bu bir televizyon işi değil, bağımsız bir denemeydi”
Projenin büyük prodüksiyonlarla kıyaslanmaması gerektiğini vurgulayan Şen, bunun tamamen bağımsız bir sinema ve internet dizisi denemesi olduğunu ifade etti. Sponsoru olmayan, düşük bütçeli ve gönüllülük esasına dayanan yapımın, Bursa’da sinema üretimi açısından önemli bir örnek teşkil ettiğini söyledi.
Ancak aradan geçen yıllara rağmen benzer projelerin devamının gelmemesini eleştiren Şen, “Bugün ‘neden artık amatör diziler çekilmiyor?’ sorusunu sormamız gerekiyor” diye konuştu.
“Gençlik kısa videoya yöneldi”
Günümüzde dijital alışkanlıkların değiştiğine dikkat çeken Şen, özellikle kısa video içeriklerinin yaygınlaşmasının uzun soluklu projeleri olumsuz etkilediğini belirtti. “Eskiden insanlar YouTube dizisi yapmaya çalışıyordu, şimdi ise herkes kısa videolara yöneldi. Sinema sabır ister; senaryo, çekim, kurgu aylar sürer. Ama kısa video bir günde hazırlanabiliyor. Bu da uzun projelere ilgiyi azaltıyor” dedi.
“Ekip kurmak ve sürdürmek zor”
Bağımsız sinema üretiminin önündeki en büyük engellerden birinin ekip sürekliliği olduğunu vurgulayan Şen, amatör projelerde yer alan kişilerin zamanla iş ve yaşam koşulları nedeniyle ekipten ayrıldığını ifade etti. Sinemanın ekip işi olduğunu hatırlatan Şen, kamera, ses, oyunculuk ve kurgu gibi alanlarda istikrarlı bir yapı kurmanın zorlaştığını söyledi.
“En büyük sorun finansman”
Finansal yetersizliklerin amatör projelerin önünü tıkadığını belirten Şen, teknik ekipman bulunabilse bile ulaşım, yemek, mekân ve kurgu gibi giderlerin ciddi maliyet oluşturduğunu dile getirdi. Sponsoru olmayan projelerin çoğu zaman yarım kaldığını ifade etti.
“Bursa’nın potansiyeli var ama değerlendirilmiyor”
Bursa’nın tarihi ve doğal zenginlikleriyle sinema için büyük bir potansiyel taşıdığını belirten Şen, bu potansiyelin yeterince değerlendirilmediğini söyledi. Belediyelerin ve yerel kurumların amatör film yapımcılarına destek vermesi gerektiğini vurguladı.
“Sinema sadece binalardan değil, hikâyelerden oluşur”
Şen, amatör projelerin önemine dikkat çekerek, büyük bütçeler olmadan da etkili hikâyeler anlatılabileceğini ifade etti. “Bir şehirde sinema varsa, o şehir sadece binalardan oluşmaz; hikâyelerden oluşur” diyen Şen, amatör ruhun yeniden canlandırılmasının Türk sinemasının geleceği açısından kritik olduğunu belirtti.
Açıklamasında dikkat çeken bir diğer unsur ise gençlerin üretim yerine tüketim odaklı hale gelmesine yönelik eleştiriler oldu. Şen, cesaret eksikliği ve güvensizlik ortamının da üretimi olumsuz etkilediğini ifade ederek, “Bazen harekete geçmek için o ‘amatör cesarete’ ihtiyaç var” dedi.
Şen’in değerlendirmeleri, yerelde sinema üretiminin yeniden canlandırılması için amatör girişimlerin desteklenmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşırken, Bursa özelinde başlayan tartışmanın Türkiye genelinde bağımsız sinemanın geleceğine dair önemli ipuçları verdiği yorumlarına yol açtı.