İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Maliye Hazinesi’ne ait taşınmazların satışa çıkarılmasına ilişkin karara sert ve sarsıcı bir dille tepki gösterdi. Açıklamasında, iktidarın ekonomik tercihlerini “ülkenin varını yoğunu elden çıkarma politikası” olarak nitelendiren Kaya, Bursa özelinde alınan bu kararın yalnızca bir satış değil, doğrudan kentin geleceğinin tasfiyesi anlamına geldiğini vurguladı.
Kaya, satış listesinde yer alan alanların sıradan taşınmazlar olmadığının altını çizerek, özellikle hastane arazilerinin satışa çıkarılmasını “kamu yararına açık bir darbe” olarak tanımladı. “Bu, Bursa’nın geleceğini satmaktır” diyen Kaya, sağlık altyapısının zaten alarm verdiği bir dönemde böyle bir adımın kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Aynı açıklamada konuşan İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ise çok daha sert ifadelerle tepki gösterdi. Türkoğlu, “Satacak bir şey bırakmadılar. Hazineyi boşalttılar, şimdi de kupon arazileri satışa çıkarıyorlar. Üzerinde sağlık müdürlüğü olan, yıllarca hastane hizmeti verilmiş alanları kim adına, ne hakla satıyorsunuz? Bursa’da insanlar hastanede yatak bulamıyor, yoğun bakımlar dolu. Siz ise hastane arazisi satıyorsunuz. Bu, yönetim değil; çaresizliğin ve tükenmişliğin ilanıdır!” sözleriyle duruma tepki gösterdi.
İsmail Kaya, açıklamasında ekonomik yönetimi de hedef alarak, üretimden uzak, günü kurtarmaya dayalı politikaların ülkeyi bu noktaya getirdiğini belirtti. “Üretemeyen bir anlayışın son sığınağı, elde kalan kamu varlıklarını satmaktır” diyen Kaya, Bursa’da hayata geçirilen bu uygulamanın plansızlığın, vizyonsuzluğun ve kamu kaynaklarını tüketen bir yönetim anlayışının açık göstergesi olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yayımlanan kararnameyle satışa çıkarılan taşınmazlar arasında Bursa’nın en değerli bölgelerinde yer alan sağlık alanlarının bulunmasına dikkat çeken Kaya, bu durumun vahametini şu sözlerle dile getirdi:
“Bunlar sıradan arsalar değildir. Bunlar; yıllarca sağlık hizmeti verilmiş, gelecekte hastane yapılması planlanmış, halkın ortak ihtiyacı için ayrılmış kamusal alanlardır. Şimdi ise tek bir imzayla rantın ve pazarlığın konusu haline getiriliyor.”
Kaya, satış listesinde yer alan alanları tek tek sıralayarak kamuoyuna seslendi. Nilüfer Fethiye Mahallesi’nde hastane yapılması için ayrılan geniş arazi, Yıldırım 152 Evler’de yıllarca Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne ev sahipliği yapmış alan, Ertuğrulgazi’deki Türkan Akyol Göğüs Hastalıkları Hastanesi arazisi, Samanlı Mahallesi’nde planlanan 600 yataklı devlet hastanesi arsası ve Yenişehir Toplum Sağlığı Merkezi’nin bulunduğu alanın satış kapsamına alınmasının, doğrudan halk sağlığına yönelik bir tehdit olduğunu vurguladı.
Açıklamasında sert bir dille iktidarın yöntemlerini eleştiren Kaya, süreci şu ifadelerle özetledi:
“Önce kamusal alanları işlevsiz hale getiriyorlar. Sonra ‘atıl’ diye yaftalıyorlar. Ardından satışa çıkarıyorlar. En sonunda da bu alanları belli çevrelere devrederek rant zincirini tamamlıyorlar. Bu bir yönetim modeli değil; sistematik bir tasfiye planıdır.”
Bursa’nın hızla büyüyen, nüfusu 4 milyona yaklaşan bir metropol olduğuna dikkat çeken Kaya, artan nüfusa rağmen sağlık yatırımlarının artırılması gerekirken, mevcut alanların satışa çıkarılmasının akıl dışı olduğunu ifade etti. “Vatandaş randevu bulamıyor, yatak bulamıyor, aciller dolup taşıyor. Ama iktidarın önceliği yeni hastane yapmak değil, hastane yapılacak arsaları satmak” diyerek tepkisini sürdürdü.
Kaya, bu yaklaşımı “mirasyedi zihniyeti” olarak tanımlayarak, kamuya ait değerlerin kısa vadeli gelir uğruna elden çıkarıldığını söyledi. “Bu anlayış ne plan bilir ne kamu yararı gözetir. Bu, doymayan bir talan düzenidir” ifadelerini kullandı.
Açıklamasının sonunda Bursa halkına da çağrıda bulunan Kaya, alınan kararların yalnızca bugünü değil, kentin onlarca yıllık geleceğini ipotek altına aldığını belirtti. “Sağlık alanı satmak, geleceğin hastanesini satmaktır. Bu, bir çocuğun yarın tedavi göreceği yatağı bugünden yok etmektir” diyen Kaya, şu ifadelerle sözlerini tamamladı:
“Bursa sahipsiz değildir. Bu şehir masa başında alınan kararlarla elden çıkarılacak bir emlak değildir. Bu topraklar Bursalıların ortak hakkıdır. Bu yağma düzenine sessiz kalmayacağız. Her satışın, her ihalenin, her imzanın takipçisi olacağız. Bursa’ya da, geleceğimize de sahip çıkacağız.”
