Dolar 43,5055
Euro 51,6645
Altın 6.553,50
BİST 13.838,29
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bursa 12°C
Yağmurlu
Bursa
12°C
Yağmurlu
Pts 10°C
Sal 7°C
Çar 12°C
Per 14°C

GEMLİK’TEKİ AİLELER DE TÜM TÜRKİYE’DEKİ AİLELER GİBİ BU HABERE SEVİNDİ

GEMLİK’TEKİ AİLELER DE TÜM TÜRKİYE’DEKİ AİLELER GİBİ BU HABERE SEVİNDİ
2 Şubat 2026 06:35
A+
A-

15 yaş altına internet ve sosyal medya erişimine sınırlama getirilmesine karar verildi. “Yasak geliyor” tartışmaları sürerken, Gemlik halkı da bu gelişmeye en az Türkiye’nin geri kalanı kadar sevindi. Çünkü bu sevinç yüksek sesli değil; derinden gelen bir rahatlamaydı.

Bu haber geldiğinde kimse sokaklara dökülmedi evet .
Kimse alkışda tutmadı.
Ve sosyal medyada bayram havası estirmedi.
Ama evlerin içinde bir şey oldu.
Bir annenin telefonu elinde biraz daha uzun süre durdu.
Bir baba haberi sessizce tekrar okudu.
Bir mutfakta çay ocağının altı kısıldı.
Bir salonda televizyonun sesi azaldı.
Çünkü bu haber, gürültüyle değil; yorgun kalplere dokunarak geldi.

15 yaş altına internet ve sosyal medya erişimine sınırlama getirilmesi konuşulmaya başlandığında, aileler “yasak geliyor” korkusuyla değil, “nihayet biri bu yükü fark etti” hissiyle sevindi.
Uzun zamandır anne babalar çocuklarını kaybetmiyor belki ama
gözlerinin önünde yavaş yavaş uzaklaştığını hissediyor.
Ekran Bir Oyuncak Değil, Bir Alan
Eskiden çocuk geç kaldığında endişelenirdik.
Şimdi odasından çıkmadığında endişeleniyoruz.
Çünkü ekran artık masum değil.
Ekran bugün çocuklara:
Kıyaslamayı
Alay etmeyi
Dışlamayı
Hakaret etmeyi
Güçlü olmayı değil, acımasız olmayı
öğretebiliyor.
Ve çocuklar bunu fark ederek değil, normal sanarak öğreniyor.
Yakın zamanda akran zorbalığı nedeniyle hayatını kaybeden o çocuğu hepimiz hatırlıyoruz.Derin hüznü kalbimizde.O annenin acısını hangimiz döndürebiliriz…

Türkiye olarak nasıl durduğumuzu…
Nasıl içimizin yandığını…
Nasıl bir süreliğine her şeyi susturduğumuzu…
Ama acı olan şu:
O zorbalık bir anda ortaya çıkmadı.
O dil, o cesaret, o sınır tanımazlık ekranda izlene izlene büyüdü.
Sonra okul koridorlarına, sokak aralarına, gerçek hayata indi.
Ve biz bunu ancak bir çocuk öldüğünde idrak etmeye başladık…

Ve Gemlik’teki Ebeveynler
AileleYorgun…

Gemlik’te konuştuğunuz her anne babadan benzer cümleler duyarsınız:
“Çocuğumu tanıyamaz oldum.”
“Bir şey yaşıyor ama anlatmıyor.”
“Telefonu elinden alınca sanki suç işlemişim gibi bakıyor.”
Aileler teknolojiyle değil;
yalnız bırakılmış ebeveynlikle mücadele ediyor.
Çünkü bugüne kadar hep şu söylendi:
“Bu çağ böyle, alışın.”
Ama çocuk alışmıyor.
Çocuk ya içine kapanıyor,
ya öfkeleniyor,
ya da sessizce kayboluyor.
Bu Karar Ne Anlama Geliyor?
Bu düzenleme “internet yasaklandı” demiyor.

Bu karar şunu söylüyor:
“Her yaş her yükü taşıyamaz.”
15 yaş altındaki bir çocuk:
Dijital zorbalıkla baş edecek psikolojik güce sahip değil
Maruz kaldığı şeyi adlandıracak dili her zaman bulamıyor
Utandığı için susuyor
Korktuğu için saklıyor
Buna özgürlük demek mümkün değil.
Bu, korumasızlıktır.
Bazen sınır koymak, çocuğun elinden almak değil;
çocuğu tutmaktır.

Gemlik’teki Sevinç Neden Sessiz?

Çünkü bu sevinç coşkulu değil, temkinli.
Aileler biliyor: Bu karar tek başına her şeyi çözmez.
Ama şunu da çok iyi biliyorlar: Sınırsızlık bugüne kadar hiçbir şeyi çözmedi.
Bir sınır çizildiğinde:
Anne baba artık “kötü” olmuyor
Çocuk her şeyi tek başına taşımak zorunda kalmıyor
Evlerin içinde yeniden konuşulacak bir zemin oluşuyor
Bu, az şey değil.

Bugün Gemlik’te aileler sevindi.
Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi.Tüm Türkiye sevindi.Çünkü evlatlarımız bizim geleceğimiz.
Çünkü bu haber şunu hatırlattı:
“Çocuklar hâlâ bu toplumun en hassas meselesi.”
Belki geç kalındı.
Belki eksik.
Ama şunu net söyleyelim:
Bir çocuğu daha kaybetmemek için atılan her adım,
değerlidir.
Ve bazen bir toplumu ayakta tutan şey;
yüksek sesli sevinçler değil,
derin bir iç çekiştir.Alınan bu karar;
Bir yasak değil.
Bir sorumluluktur.
Geleceğe umutla bakmaktır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.