BAYRAK HEDEF ALINDIYSA TÜRKİYE AYAĞA KALKAR
GEMLİK HALKI MİLLETİN ŞEREF NİŞANESİ OLAN BAYRAĞA YÖNELTİLEN BU AÇIK TERBİYESİZLİĞE KARŞI DERİN BİR ÖFKE, SARSILMAZ BİR DURUŞ VE TARİHSEL BİR KARARLILIKLA TEPKİLİDİR
Bu haftaki yazım bayrağımıza yapılan çirkin ve masum olmayan saldırıya yönelik olacak.
Bazı eylemler vardır; ne siyasetin dar kalıplarına sığar ne de gündelik haber dilinin sıradanlığıyla anlatılabilir. Bayrağa uzanan her kirli el, yalnızca bir sembolü değil; bir milletin hafızasına, onuruna ve ortak geleceğine yönelmiş demektir. Nusaybin–Kamışlı hattında sergilenen bu seviyesiz ve provokatif girişim, işte tam da bu nedenle Türkiye’nin tamamında olduğu gibi Gemlik’te de derin bir infialle karşılanmıştır.
Gemlik bugün suskun değildir; Gemlik bugün soğukkanlıdır. Çünkü bu şehir, öfkesini bağırarak değil, devlet ciddiyetiyle ortaya koyar. Bayrak, bu millet için bir kumaş parçası değil; bedeli canla ödenmiş bir haysiyet belgesidir. Ona yönelik her saygısızlık, tarihin en sert hükmünü çağırır.
Şunu açıkça ifade edelim:
Bu yapılan, ne “çocukça bir hadsizliktir” ne de “anlık bir taşkınlık.” Bu, bilerek ve isteyerek yapılan, semboller üzerinden devlet otoritesini aşındırma teşebbüsüdür. Ancak bu topraklarda semboller zayıf değildir; kökleri şehadetle sulanmıştır.
Gemlik halkı meseleyi doğru yerden okumaktadır. Bayrağa yönelen terbiyesizlik; aslında milletin birliğine, devletin dirayetine ve toplumun ortak vicdanına yönelmiştir. Bu nedenle tepkimiz hamasi değil, tarih bilinciyle yoğrulmuş bir duruştur. Biz biliriz ki; bayrak yere düşmez, düşürülemez. Çünkü onu taşıyan irade, bir asrı aşan bir devlet geleneğidir.
Bugün Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi Gemlik’te de tek bir ses vardır:
Devletimizin yanındayız.
Güvenlik güçlerimizin arkasındayız.
Bu hadsizliğin karşısındayız.
Terör ve provokasyon, bu ülkenin kaderini belirleyemez. Algı operasyonları, bu milletin ferasetini yanıltamaz. Bayrak üzerinden mesaj vermeye çalışanlar şunu iyi bilmelidir:
Türkiye, sembollerine saldırıldığında geri çekilen değil; daha da kenetlenen bir ülkedir.
Gemlik’ten yükselen bu tepki;
öfkenin değil, iradenin sesidir. Sokaklarımız sakin, vicdanlarımız teyakkuzdadır. Çünkü biz, mesele vatansa; kelimeleri seçerek, duruşu büyüterek konuşuruz.
Son söz nettir ve tartışmasızdır:
Bayrağa uzanan el, karşısında milleti bulur.
Millete uzanan el, karşısında devleti bulur.
Ve bu ülkede devlet, bayrağını yere düşürmez.
Gemlik bu terbiyesizliği reddetmektedir.
Türkiye bu saygısızlığı kabul etmemektedir.
Ve tarih, bu duruşu bir kez daha not etmektedir…
BU VATAN BÖLÜNMEZ…